YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6559
KARAR NO : 2016/6909
KARAR TARİHİ : 02.05.2016
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin açılması, okunması, yerine getirilmesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin anne bir baba ayrı kardeşi … 04.03.2005 tarihinde vefat ettiğini,eşinin de 25.06.2001 tarihinde vefat ettiğini, muris …’ın geriye mirasçı olarak müvekkili ile annesi …’yi bıraktığını, 07.01.2004 tarihinde el yazısı ile bir vasiyetname hazırladığını ve ölümünden sonra yerine getirilmek üzere müvekkiline teslim ettiğini belirterek, muris tarafından …’da hazırlanan vasiyetnamenin açılıp okunması ve yerine getirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; davacının mirasçı olmadığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, vasiyetnamenin açılıp okunması ve tenfizi (yerine getirilmesi) istemine ilişkindir.
Vasiyetnamenin açılması; vasiyetname ile ilgili işlemlerden biri olup; vasiyetnamede bulunan tasarrufların içeriğinin anlaşılabilmesi ancak vasiyetnamenin açılması ile mümkündür.
TMK’nın 596.maddesinde vasiyetnamenin mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hakimi tarafından açılıp, ilgililere okunacağı, 597.maddesinde de, mirasta hak sahibi olanların herbirine gideri terekeye ait olmak üzere vasiyetnamenin kendilerine ilişkin kısımlarının onaylı bir örneğinin tebliğ edileceği hükme bağlanmıştır.
Bu bağlamda mirasbırakanın ölümünden sonra ele geçen vasiyetnamenin sulh hukuk mahkemesine teslimi zorunludur. Vasiyetname geçersiz bile olsa Sulh Hukuk Mahkemesine teslim edilmelidir.Vasiyetnameyi teslim alan sulh hukuk hakimi; teslim edilen vasiyetnameyi
derhal incelemek; gerekli koruma tedbirlerini derhal almakla yükümlüdür.Vasiyetname, geçerli olup olmadığına bakılmaksızın tesliminden başlayarak bir ay içinde mirasbırakanın yerleşim yeri Sulh Hukuk Mahkemesi Hakimi tarafından açılır ve ilgililere tebliğ olunur. Bilinen mirasçılar ve diğer ilgililer vasiyetnamenin açılması sırasında diledikleri takdirde hazır bulunmak üzere çağrılır. Miras bırakanın sonradan ortaya çıkan vasiyetnameleri için de aynı işlemler yapılır.
O halde sulh hakiminin görevi, vasiyetnameyi belirlenen günde açarak, açılıp okunduğunu tutanağa geçirilmesini ve tutanağın altının hazır bulunanlar tarafından imzalanmasını sağlamak ve böylece açılma ve okunma işleminin tespitine karar vermek ve kararla birlikte açılan vasiyetnamenin örneğini ilgililere tebliğ etmek, mirasçılara istekleri halinde bir mirasçılık belgesi vermek ve terekeye dahil malları yasal mirasçılara geçici olarak teslim etmek yahut resmi yönetimi emretmekten ibarettir.
Vasiyetname ile ilgili olan çekişmeler ait olduğu mahkemede ayrıca dava konusu olacağından vasiyetnamenin açılmasına engel oluşturmaz. Vasiyetnamenin itiraza uğramadığının tespitine vasiyetnamenin açılması davasına bakan mahkeme değil vasiyetnamenin tenfizine bakan mahkeme tarafından karar verilir.
Somut olayda; murisin tüm mirasçılarına TMK 595,596 ve 597. madde hükümleri gereğince vasiyetnamenin açılması sırasında diledikleri takdirde hazır bulunmak üzere tebligat yapılmadan davacının mirasçı olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca vasiyetnamenin tenfizi (yerine getirilmesi) davasının görülebilmesi için, vasiyetnamenin açılıp okunmasından sonra itiraza uğramaması veya itiraz edilmiş ise buna ilişkin vasiyetnamenin iptali veya tenkisine yönelik davaların kesinleşmesi gerekir. Başka bir deyişle, tenfiz için kesinleşmiş vasiyetnamenin bulunması gerekir.
Hal böyle olunca, mahkemece; aynı dava dosyasında vasiyetnamenin tenfizi ile birlikte vasiyetnamenin açılıp okunması davasının görülmesinin mümkün olmadığı gözetilerek, vasiyetnamenin tenfizi talebine ilişkin davanın tefrik edilerek ayrı esasa kaydedilmesi gerekirken bu husus göz önüne alınmadan karar verilmesi doğru görülmemiş
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.