YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1779
KARAR NO : 2009/2763
KARAR TARİHİ : 05.03.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 30.07.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim düzeltme istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 07.03.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, murisinin paydaşı olduğu 71 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında “… oğlu …” olarak yazılı kaydın “… oğlu … ” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı, murisinin paydaş olduğu … İlçesi, … Köyü 71 parsel sayılı taşınmazda “… oğlu …” olarak yazılı kaydın “… oğlu … ” olarak düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece, kaydı düzeltilmesi istenen 71 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmemiştir. Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı araştırılması sonucunda, taşınmazın bulunduğu köy nüfusuna kayıtlı “1899 doğumlu, 1986 yılında ölü, … oğlu … ” kaydına rastlanılmıştır. Davacının murisi “… oğlu … ” ise, 1905 doğumlu, 1986 tarihinde ölü ve … Köyü nüfusuna kayıtlıdır. Bu nedenle, taşınmaza ait tapulama tutanakları tüm dayanakları ile birlikte getirtilerek, soyadı eklenmesi istenen davacı murisinin kök nüfus kayıtları ile bağlantı oluşturacak biçimde incelenmelidir. … oğlu … ‘nın mirasçılarından da tanık sıfatıyla bilgi alınmalıdır. Bunun yanında, taşınmazın bulunduğu köyde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı yeniden araştırılmalıdır. Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, taşınmazın bulunduğu köyden seçilen mahalli bilirkişi, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Mahkemece, açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmesi gerekirken, mülkiyet aktarımına neden olunacak biçimde eksik araştırma ve inceleme ile davanın kabulü doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün BOZULMASINA, 05.03.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.