YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8247
KARAR NO : 2009/9478
KARAR TARİHİ : 14.09.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.12.2008 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; mahkemenin görevsizliğine dair verilen 11.02.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, köy idari sınırlarının tespitiyle bu sınırlar içersinde kalan taşınmaza davalı köyün haksız elatmasının giderilmesi istemiyle açılmıştır.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 3402 sayılı kanunun 4. maddesi hükmünden söz edilerek görevsizlik kararı verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
3402 Sayılı Kadastro Kanununun 4. maddesi “kadastro çalışma alanı, ilan ve itiraz” başlığını taşımaktadır. Bu hükme göre kadastro bölgesindeki her köy ile belediye sınırları içinde bulunan mahallelerin her biri kadastro çalışma alanını teşkil eder. Kadastro teknisyenlerinin tespit edeceği sınıra yedi gün içersinde kadastro müdürlüğü nezninde itiraz mümkündür. Bu sürede yapılan itirazlar kadastro müdürlüğünce karara bağlanır, ilgililerine tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde çalışma alanı sınır tespitine karşı kadastro mahkemesinde itiraz mümkündür. Kısaca kadastro kanunun 4. maddesinde öngörülen prosedüre uygun olarak çalışma alanı sınırlarına karşı yapılan itirazları inceleme yeri kadastro mahkemeleridir. Ancak yukarıda sözü edildiği üzere kadastro mahkemesinin görevi zamanla sınırlıdır. Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmamış, davanın yasada öngörülen süre içinde açılıp açılmadığı yönü düşünülmeden görevsizlik kararı verilmiştir.Ne var ki yine yukarıda sözü edildiği üzere dava, kadastro çalışma alanının tespitine karşı itiraz davası değil, idari sınırları içerisinde kalan bir kısım yere davalının haksız elatmasının önlenmesi istemiyle açılmıştır. Başka bir anlatımla, dava yararlanma hakkına dayalı elatmanın önlenmesi davasıdır. Gerçekten HUMK.nun 76. maddesi gereğince bir davada olayları anlatmak taraflara, anlatılan olayları vasıflandırıp olayların sonucuna uygun kararı vermek ödevi hakime aittir.
Mahkemece, davanın yapılan bu saptamalar çerçevesinde değerlendirilerek gerek duyulursa taraflardan açıklayıcı bilgi de alınarak ve delillerinin toplanması suretiyle bir hükme varılması yerine davanın vasıflandırılmasında hataya düşülerek yazılı olduğu şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir.
Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 14.09.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.