Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2009/4886 E. 2009/5532 K. 04.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4886
KARAR NO : 2009/5532
KARAR TARİHİ : 04.05.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 03.02.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.12.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davalı Hazine davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalı Hazine temyiz etmiştir.
Hukuk Genel Kurulunun 4.12.1996 tarihli ve 1996/14-763-864 sayılı kararında da belirtildiği gibi, tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi olmayıp yalnızca fiili kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesidir. Tapu tahsis belgesinin varlığı tahsis edilen yerin adına tahsis yapılan kişi veya mirasçıları adına tescili için yeterli değildir. Tahsis kapsamındaki yerin hak sahibi adına tescil edilebilmesi için diğer koşulların yanında;
-Tahsise konu yerde 3194 sayılı Yasanın 18.maddesi uyarınca imar planı veya 3290 sayılı yasa ile değişik 2981 sayılı yasa uyarınca ıslah-imar planlarının yapılmış olması,
-Tahsise konu yerin kamu hizmetine ayrılmamış ve imar planına göre konut alanında kalmış olması,
-Tahsise konu arsa bedelinin ödenmiş olması, ödenmemiş ise taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanarak hükümden önce mahkeme veznesine veya belirlenecek tevdi mahalline depo edilmiş olması.
-İmar parsellerinin oluşturulması sırasında, şuyulandırmaya tabi tutulan parselden 3290 sayılı yasa ile değişik 2981 sayılı yasanın 18/b-c maddesi uyarınca düzenleme ortaklık payı kesilip kesilmediğinin, kesilmiş ise uygulanan oranın saptanması gerekir,
-Mahkemece, yukarıda belirtilen koşullar doğrultusunda yapılacak inceleme sonucunda, tescil isteğinin kabulü için yasal koşulların oluştuğu kabul edildiği takdirde, 3290 sayılı yasa ile değişik 2981 sayılı yasanın 10/C-2 maddesi gereğince tahsise konu yerde uygulanan düzenleme ortaklık payının davacıyı da bağlayıcı nitelikte olduğu dikkate alınarak tahsis miktarından bu oranda yapılacak indirimden sonra kalan miktarın tesciline karar verilmelidir.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Dosyada yer alan tapu tahsis belgesi … Işık adınadır. Davacıların bu kişinin mirasçısı olup olmadığı, davacılardan mirasçılık belgesi veya aile nüfus kayıt tablosu istenmediğinden denetlenememektedir. Öncelikle bu eksiklik giderilmelidir.
Diğer yandan; yukarıda sözü edilen inceleme ve araştırmalar yapılmamış özellikle bilirkişi raporunda taşınmazın bedeli ödenmediği vurgulandığı halde bu husus üzerinde durulmamıştır. Zira bir kişiye tahsis yapılmış olması yapılan tahsis nedeniyle idareye tahsis bedeli ödendiğine karine teşkil etmez.
Mahkemece yapılması gereken …, davacılardan tahsis sahibinin mirasçısı olduğunu gösterir mirasçılık belgesi istemek veya nüfus aile kayıt tablosunu getirtmek, tahsis bedelinin idareye ödendiğine dair delillerini sormak, bedelin ödendiği kanıtlanamazsa taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanarak hükümden önce mahkeme veznesine veya belirlenecek tevdi mahalline depo ettirmek, yine yapılacak keşifte yukarıdaki eksik hususlar bakımından bilirkişilerden ayrıntılı ve gerekçeli rapor almak, davayı tüm bunların sonucuna göre karara bağlamak olmalıdır.
Değinilen yönler bir yana bırakılarak istek eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm altına alındığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 04.05.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.