YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6406
KARAR NO : 2022/6784
KARAR TARİHİ : 17.10.2022
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar, davalı … tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar dava dilekçelerinde, kadastro çalışmaları sırasında 237 ada 4 parsel sayılı taşınmazın 20/40 hissesinin davalı adına tespit edildiğini, oysa bu yerin kök murise ait olmadığını, murisleri …’e ait olduğunu, …’in de bu yeri …’dan satın aldığını, buna ilişkin senedi dosyaya sunduklarını, bu parselin tamamının hisseleri oranında kendilerine ait olduğunu, 129 ada 30 parselin yine kök murislerinden gelme olmayıp babaları … tarafından …’dan satın alındığını, bu parselde de davalı adına yazılan 20/40 hissenin hisseleri oranında davacıların adına yazılması gerektiğini, …. 148 ada 28 no.lu parselin ise 20/40 hissesinin davalının ve 20/40 hissenin hisseleri oranında davacıların olması gerektiğini, bu parselin kök murislerinden geldiğini ve ½ hissesinin murisleri …’ün olduğunu ve ondan da kendilerine intikal ettiğini, davalının bu parseli müstakil olarak üzerine yazdırdığını ileri sürerek, yarı hissesinin iptal edilerek kendi adlarına hisseleri oranında tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı, dava konusu 237 ada 4 no.lu parselin müşterek murisleri ……’den geldiğini, ……’ün dört çocuğu olduğunu ve … ve …’ün …’ın hissesini birlikte satın aldıklarını ve …’ün hissesini müstakil tapu yaptığını, bu nedenle bu parselde babasından gelen ¼ hissesinin olduğunu, yine dava konusu 129 ada 30 parsel no.lu taşınmazın müşterek murisleri ……’den gelme olduğunu ve kız kardeşi …’ın hissesinin … ve … tarafından satın alındığını, …’ün bitişik parselden hissesini aldığını ve kalan kısmın …’ün ve ¼ hissesinin de kendisinin olduğunu, yine dava konusu …. köyü 148 ada 28 no.lu parselin ise müşterek murislerinden geldiğini ve kardeşleri … ve …’ün hisselerine karşılık Kuzyüz denilen fındık bahçesini almak suretiyle bu parselin kız kardeşi … ile kendisine kaldığını, …’ın buradaki hissesini kendisine ait olan başka bir bahçesini satarak parasını aldığını ve bu parseldeki hissesini kendisine verdiğini, dolayısı ile parselin tamamının kendisinin olduğunu, bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Tirebolu Asliye Hukuk Mahkemesinin 27/11/2014 tarihli ve 2014/141 E., 2014/639 K. sayılı kararıyla; davalının cevap dilekçesinde söz konusu parsellerdeki hissesinin 1/4 olduğunu kabul ettiği, murisin erkek çocukları arasında bir ihtilaf bulunmadığı, 30-40 yıl önce taksim yapıldığında yerlerin yarısının murisin diğer eşinden olma dava dışı oğlu … ile kızı …’a, 1/2 hissenin ise murisin Zekiye’den olma oğlu … ile kızı …’a verildiği, … çocukları ile …’ın dava konusu yerler konusunda anlaşamadıkları, taraflar adına hisseli olarak yazılan dava dışı diğer parsellerde ise aralarında ihtilaf bulunmadığı, dava konusu …. köyünde kain 237 ada 4 parsel ile 129 ada 30 parselde mirasçılardan …’ın hissesini erkek kardeşleri … ile …’e sattığından bu iki yerde davalının 1/4 oranında hissesi olduğu, …. köyünde kain dava konusu 148 ada 28 parselde ise 1/2 hissesi olduğu halde tamamının üzerine yazıldığı mahalli ve tespit bilirkişi ile taraf beyanlarından anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
1. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı 148 ada 28 parsel yönünden temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 15/03/2016 tarihli ve 2015/4064 E., 2016/2638 K. sayılı kararıyla; Mahkemece, temyize konu 148 ada 28 parsel sayılı taşınmazın tarafların ortak murisi ……’den kaldığı, murisin terekesinin taksim edilmediği ve davalı … ile dava dışı …’ın taşınmazdaki 1/4’er hisselerini becayiş ettikleri kabul edilmek suretiyle hüküm kurulduğu, ancak davalı …’ın, 15.05.2014 havale tarihli dilekçesinde tanıklarını bildirmesine rağmen, tanıklarına yapılacak tebligat giderlerini yatırması için davalıya kesin süre verilmeden ve davalının bildirmiş olduğu bir kısım tanıklar dinlenmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle karar verilmiş olmasının doğru olmadığı vurgulanarak sağlıklı sonuca varılabilmesi için; mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek mahalli bilirkişilerle, taraf tanıkları ile önceki keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişiler huzuruyla yeniden keşif yapılması, keşif sırasında dinlenecek mahalli bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kim tarafından hangi nedenle ve ne şekilde kullanıldığı, ortak muristen gelip gelmediği, ortak muristen geldiğinin anlaşılması halinde terekesinin taksim edilip edilmediği hususlarında yöntemine uygun olarak araştırma ve inceleme yapılması, alınan beyanlar ile önceki keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki ortaya çıktığı takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkinin giderilmeye çalışılması, teknik bilirkişiden keşfi takibe imkan verir rapor alınması, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
3. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
Tirebolu Asliye Hukuk Mahkemesinin 07/02/2020 tarihli ve 2016/494 E., 2020/45 K. sayılı kararıyla; ilk yapılan keşifte ve sonraki yapılan keşifte dava konusu taşınmazların tamamının ortak kök Muris ……’e ait olduğu, geriye mirasçı olarak …, …, … ve …’ı bıraktığı, çocuklardan …’ün 2003 yılında öldüğü ve geriye mirasçı olarak davacıları bıraktığı, murisin ölümünden sonra taksim yapıldığı, fakat taksim yapıldığında çocukların 7-8 yaşında olmasından dolayı geçerli bir taksim olmadığı, dosyadaki bilgi belgelerden murisin dava konusu taşınmaz dışındaki taşınmazların taraflar arasında hisseli olarak yazıldığı, …’ın kendisine düşen bir kısım hissesini davacıların babası ile …’e sattığı ve… köyündeki 148 ada 28 parselde davalı … ile …’ın aralarında becayiş yaptığı, dava konusu 148 ada 28 parseldeki dava dışı …’a düşen 1/4 hissenin davalı …’a kaldığı, diğer dava konusu parsellerde de davalının 1/4 hissesinin bulunduğu, davalının cevap dilekçesi ile dava konusu parsellerdeki hissesinin 1/4 olduğunu kabul ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, temyize konu Giresun ili, …. ilçesi,… köyünde kain 148 ada 28 parsel sayılı taşınmazın davalı … kızı … adına olan tapu kaydının iptali ile;
20/40 hissenin davacı … kızı …,
5/40 hissenin … kızı …,
3/40 hissenin … oğlu …,
3/40 hissenin … kızı……,
3/40 hissenin … kızı …,
3/40 hissenin … oğlu …,
3/40 hissenin … oğlu … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
4. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
5. Temyiz Nedenleri
Davalı temyiz dilekçesinde özetle, kısmen iptaline karar verilen kısmın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacıların bilirkişileri ve Mahkemeyi yanılttıklarını, 148 ada 28 parselin kendisine ait olduğunu, şahitleri … ve … …’ın beyanları ile bu hususun kanıtlandığını, yine 129 ada 30 ve 237 ada 4 parselde kendisine ait 40/80 hissenin, 20/80 hisseye düşürüldüğünü bunun kadın erkek eşitliğine, Türk miras hukukuna aykırı olduğunu ileri sürerek, Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
6. Gerekçe
6.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
6.2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.”
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun tapuda kayıtlı olmayan taşınmaz malların tespiti başlıklı 14. maddesinde, “Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir. (Değişik ikinci fıkra: 3/7/2005 – 5403/26 md.) Sulu veya kuru arazi ayrımı, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hükümlerine göre yapılır.”
Taksim ve kısmi iktisap hali başlıklı 15. maddesinde, “Tapuda kayıtlı taşınmaz malların malikleri veya bunların mirasçıları arasında, tapuda kayıtlı olmayan taşınmaz malların ise ondördüncü madde gereğince belirlenen zilyetleri arasında taksim edildikleri belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanları ile sabit olduğu takdirde bu mallar taksim gereğince zilyetleri adına tespit olunur.” düzenlemesi yer almaktadır.
6.3. Değerlendirme
6.3.1 Kadastro çalışmaları sonucunda temyize konu Giresun ili ….. ilçesi …. köyü çalışma alanında bulunan 148 ada 28 parsel sayılı 328,33 metrekare yüzölçümlü taşınmaz fındık bahçesi vasfıyla, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı nedeniyle …… mirasçıları adına verasette iştirak şeklinde tespit edilmiş, tespite davalı … kızı …’ın itirazı üzerine Kadastro Komisyonunca itiraz kabul edilerek taşınmaz davalı … adına tespit ve tescil edilmiştir.
6.3.2 Davacıların temyize konu 148 ada 28 parsel sayılı taşınmazın kök muris …’dan taksimen ½ hissesinin babalarına kaldığını ileri sürerek istekte bulundukları, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda 148 ada 28 parselde davalı … ile …’ın aralarında becayiş yaptıkları, dava konusu 148 ada 28 parseldeki dava dışı …’a düşen 1/4 hissenin davalı …’a kaldığı benimsenerek davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
6.3.3 Mahallinde yapılan keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişiler ile davacı ve davalı tanıklarının taşınmazın kök muris ……’e ait olduğunu beyan ettikleri, …… öldükten sonra temyize ve davaya konu 148 ada 28 parsel sayılı taşınmazın ½ hissesinin davacıların murisi …’e ait olup olmadığı hususlarında bilgilerinin olmadığı, mahalli bilirkişi olarak dinlenen ……..’ın “…’ın babası olan ve 1968 yılında ölen ortak muris ……’den kalma yerdir, …… 3 evlilik yapmıştır, ortak muris ……’ün eşleri ……, … ve …’dır, benim annem … ise …… ile ……’ün kızıdır, ben 4-5 sene kadar önce gurbetten döndüm ve…..l’deki taşınmazı beğendiğim için oraya ev yapayım dedim, bunun üzerine annem, …’ın kızı üvey teyzem olan … ile ….’ndaki parsel ile…’deki (Çeğel Deresi) parseli becayış ettiğini söyledi, sonuç olarak…’deki parsel …’a kaldı, …..’ndaki yer de anneme kalmış, annem bu şekilde anlattı, ben de…’deki taşınmaza ev yapmaktan vazgeçtim, bu taksim ortalama olarak 30 senelik bir mevzudur” şeklinde beyanda bulunduğu, mahalli bilirkişi …’ün “dava konusu ….köyü 148 ada 28 parselin tarafların ortak murisi ……’den geldiğini biliyorum, ortak muris ……’ün sağlığında taksim yapıp yapmadığını bilemiyorum, öldükten sonra çocukların bir araya gelerek taksim yaptığını duydum” mahalli bilirkişi …’ın “Burası ortak muris ……’den kalmıştır, kadastro gelene kadar yaklaşık 30 sene kadar … tarafından bu parsel toplandı ancak kadastro geçtikten sonra bu parseli … toplamaya başladı, ben murisin sağlığında herhangi bir taksim yapılıp yapılmadığını ya da muris öldükten sonra çocuklar arasında herhangi bir taksim yapılıp yapılmadığını bilemiyorum” davalı tanığı …’ün ise “… benim baba bir annesi … olan … ise yine baba bir annesi …… olan kız kardeşlerimdir, bu taşınmaz ortak murisimiz babam ……’den kaldı, babam öldüğünde ben 6 yaşındaydım, babamın sağlığında bir taksim yapılmamıştır. Muhtar ….. ….. toplanıp buraları taksim ettiler, bu sıralarda ben 10 yaşlarındaydım, bu taşınmaz …’a düşmüştü, 1978’li yıllarda … burayı …’a sattı” şeklinde beyanda bulundukları anlaşılmaktadır. Anılan beyanlara göre, davacılar iddiasını ispat edememiştir.
6.3.4 Hal böyle olunca 148 ada 28 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken toplanan delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde kabule karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
V. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü 6100 sayılı Yasa’nın geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK.un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz eden davalıya iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/10/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.