YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/126
KARAR NO : 2013/16804
KARAR TARİHİ : 19.09.2013
…….
Dava, prim borcu nedeniyle 6183 sayılı Kanun uyarınca yapılan takip nedeniyle gönderilen ödeme emirlerinin iptali ve borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
İncelenen dosyada; davacı, 2011/10982, 10984, 10986,10988 takip nolu ödeme emirlerinin iptalini talep etmiş, mahkemece, aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte olması nedeni ile 6100 sayılı HMK’nın 114/1-1 maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafça 17.130,00-TL’lik idari para cezası verilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali amacıyla Manisa İdare Mahkemesine dava açıldığı, dosyada bulunan Manisa İdare Mahkemesi’nin 2010/1248E, 2011/284 K sayılı kararı ile kurum işleminin iptaline karar verildiği, dosyanın temyiz incelemesi nedeniyle Danıştay’da olduğu anlaşılmıştır.
Bekletici sorun (mesele-i müstehire), görülmekte olan bir davayı doğrudan ilgilendiren bir konunun derdest başka bir davada görülmesi halinde, davanın karara bağlanması için o dava sonucunun beklenmesi zorunluluğu veya gereğini ifade eder. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Bekletici sorun” başlıklı 165. maddesine göre, “Bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir.” hükmünü içermektedir.
6183 sayılı Kanunun “Ödeme emri” başlıklı 55. maddesinin ilk fıkrasında; kamu alacağını vadesinde ödemeyenlere, yedi gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları gereğinin bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı; “Ödeme emrine itiraz” başlığını taşıyan 58. maddesinin birinci fıkrasında; kendisine ödeme
./..
-2-
emri tebliğ olunan kişinin, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde itirazda bulunabileceği belirtilmiştir. Görüldüğü gibi; “menfi tespit” niteliğindeki ödeme emrine itiraz/ödeme emrinin iptali davasının yedi günlük hak düşürücü süre içerisinde açılması zorunlu olduğu gibi, kendisine ödeme emri gönderilen borçlunun itirazları da üç nedenle sınırlandırılmıştır.
Buna göre, mahkemece, davaya konu 2011/10986,10988 takip nolu idari para cezalarına ilişkin ödeme emirleri yönünden, Kurum işleminin iptali amacıyla idari yargıda açılan dava sonucu bekletici mesele yapılmalı, prim ve işsizlik sigorta primine ilişkin 2011/10982, 10984 nolu ödeme emirleri yönünden 6183 sayılı yasanın 58. maddesi koşullarının varlığı yönünden inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek yazılı şekilde davanın derdestlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Kabule görede; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinde, “Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca, baro yönetim kurullarının teklifleri de göz önüne alınmak suretiyle uygulanacak tarife o yılın Ekim ayı sonuna kadar hazırlanarak Adalet Bakanlığına gönderilir. (Ek cümle:16.06.2009 – 5904 S.K./35.mad) Şu kadar ki hazırlanan tarifede; genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davalar ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarı maktu olarak belirlenir.Avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır.” düzenlemesi yer almakta olup; açık yasal düzenleme karşısında, 6183 sayılı Kanunun uygulanmasından kaynaklandığı belirgin olan davada, mahkeme için öngörülen maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gereğinin gözetilmemiş olması isabetsizdir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan davacı vekilinin temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 19.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
…….