YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5943
KARAR NO : 2021/4502
KARAR TARİHİ : 27.05.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 11/12/2019 tarih ve 2014/544 E. – 2019/1199 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nce verilen 09/06/2020 tarih ve 2020/835 E- 2020/962 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, takibe konu senedin davacı şirketin eski müdürü olan davacı …’nun beyaza attığı imzanın sahte şekilde senet haline getirilmesiyle meydana getirildiğini, davacı şirketin davalılar ile hiçbir işlemi bulunmadığını, bono üzerindeki nakden kaydının tamamen kurgusal olduğunu, senedin yazı tipi, üzerindeki yazıcı izi, kullanılan kaşenin farklı oluşu, imza ile senet yazısının mürekkebi arasındaki tarihin farklı oluşu ile iddialarını ispat edeceklerini ileri sürerek senedin konu edildiği icra takibinin durdurulmasına, davaya konu senedin sahteliğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davacı … açısından husumet itirazının bulunduğunu, iddiaların hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/17 Esas sayılı dosyasından açılan menfi tespit davası nedeniyle derdestlik itirazlarının bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davaya konu edilen sahtelik iddialarının İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında menfi tespit istem gerekçesi olarak da ileri sürüldüğü, işbu davada HMK 208. maddesi gereğince sahteliğin tespiti isteminde davacının hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili istinaf etmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacı …’nun İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasındaki davada taraf olmadığı, davaya konu senet üzerindeki imzasının şirket kaşesi üzerinde ve şirket yetkilisi sıfatıyla bulunması nedeniyle sahteliğin tespiti davasında davacı sıfatının bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince bu davacı yönünden husumet yokluğundan davanın reddi gerekirken hukuki yarar yokluğundan reddi kararının yerinde olmadığı, ancak sonuç itibarıyla her iki davacı yönünden davanın reddi kararı yerinde olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine, dava şartları kamu düzeniyle ilgili olduğundan HMK 355. madde gereğince re’sen gözetilerek mahkeme kararının kaldırılmasına, davacı … yönünden davanın husumet yokluğundan reddine, davacı şirket yönünden hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına ve 6100 sayılı HMK madde 208/3. dikkate alındığında, davaya konu senede yönelik sahtelik iddiasının diğer davada ön sorun olarak ileri sürülmesi karşısında, bu hususun ayrı bir davaya konu edilmesinde davacının hukuki yararının bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, istekleri halinde aşağıda yazılı 49,50 TL harcın temyiz edenlere iadesine, 27/05/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.