Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/1602 E. 2006/7479 K. 10.05.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1602
KARAR NO : 2006/7479
KARAR TARİHİ : 10.05.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı, davacı avukatınca da duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde Davalı vekili avukat … ile davacı vekili avukat …’nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalıya ait … satışına aracılık ettiklerini, sözleşme gereği ödenmesi gereken komisyon bedelinin ödenmediğini bu nedenle başlattıkları takibe itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini istemişler, daha sonraki beyanlarında 5.000 Euronun tahsil edilmiş olduğundan bu miktardan feragat ederek 15.000 Euronun tahsilini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini savunmuş. Birleşen dava ile de hile ile kendisinden 5.000 Euro tahsil edildiğini belirterek bu bedelin tahsilini istemiştir.
Mahkemece asıl davanın kabulüne , birleşen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalıların temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacı lar davalının 10.6.2004 düzenleme tarihli “emlakçı aracı ile yapılan konuşma” başlıklı belgeye dayanarak icra takibi ile alacak talebinde bulunmuştur.
Tellallık sözleşmesini düzenleyen BK.nun 404/son maddesinde gayrimenkul tellallığı sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmış olmadıkça muteber olmayacağı açıkça hükme bağlanmıştır. Bu itibarla tellallık sözleşmesinin yazılı olması ve taraflarca imzalanması şarttır. Davacıların dayandığı sözleşmenin incelenmesinde sözleşmede tellal olan davacının imzasının ve kaşesinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda taraflar arasında geçerli bir sözleşmenin kurulduğundan bahsedilemez. Bu nedenle de davacılar geçerli olmayan bu sözleşmeye dayanarak her hangi bir hak iddiasın da bulunamaz. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek asıl davanın reddine, birleşen davalı –karşı davacının davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacıların bütün temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 450 YTL. duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde taraflara iadesine, 10.5.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.