Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2009/1811 E. 2009/2764 K. 05.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1811
KARAR NO : 2009/2764
KARAR TARİHİ : 05.03.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 06.03.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali, tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 30.04.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, 10 parsel sayılı taşınmazı dava dışı … ile birlikte 1/2’şer pay davalıdan satın aldıklarını, …’un 1/2 payını adi senet ile kendisine devrettiğini ileri sürerek davalı adına kayıtlı tapunun iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalı, taşınmazın tamamını ihale ile dava dışı …’ye sattıklarını, …’un 1/2 payını … Noterliği’nde 07.08.1975 tarihinde düzenlenen senet ile … Yelpaze’ye, …’nin de … Noterliği’nde 06.04.1979 tarihinde düzenlenen senet ile davacıya sattığını, bu belgelere dayanarak taşınmazı devir etmeye yetkisi bulunmadığından davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kişisel hakka dayalı tapu iptali, tescil istemine ilişkindir.
Kadastro ve tapulama işlemlerinin sona ermesinden sonra ortaya çıkan uyuşmazlıkların mahkeme yolu ile giderilmesi imkanı vardır. Ancak, kadastro çalışmasının kesinleşmesinden önceki bir nedene dayanan hak sahibi, bu hakkını 10 yıl içinde ileri sürmelidir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3 maddesi de “Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz.” hükmünü içermektedir.
Somut olayda; dava konusu 10 parsel sayılı taşınmaz, 1984 yılında yapılan kadastro çalışmasında davalı adına tespiti yapılmış, itiraz edilmeksizin 11.11.1985 tarihinde kesinleşerek davalı … Belediyesi adına tescil edilmiştir. Dava ise 06.03.2007 tarihinde açılmıştır. Görülüyor ki, davada kadastrodan önceki nedenlere dayanıldığından, 3402 sayılı yasanın 12/3 maddesinde düzenlenen hak düşürücü süre geçirilmiştir. Davanın hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesi nedeni ile reddi gerektiği halde, mahkemece husumet yokluğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK.nun 438/son maddesi gereğince hükmün gerekçesinin düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile HUMK.nun 438/son maddesi uyarınca hükmün gerekçesinin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 05.03.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.