YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5758
KARAR NO : 2009/6864
KARAR TARİHİ : 02.06.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 14.08.2007 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkının terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25.11.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/415 Esas 2001/272 Karar sayılı ilamı ile davalılara ait 618 parsel numaralı taşınmaz yararına, maliki bulundukları 619 parsel numaralı taşınmazdan geçit hakkı tesis edildiğini, yararına geçit kurulan 618 parselin genel yola bağlantısının sağlanması nedeniyle geçit ihtiyacının ortadan kalktığını ileri sürerek geçit hakkının terkinini istemişlerdir.
Davalı …, davanın reddini savunmuş; diğer davalı yargılamalara katılmamıştır.
Mahkemece, davalılara ait 618 parsel numaralı taşınmazın az bir masrafla ana yola bağlantısının kurulabileceği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … vekili temyiz etmiştir.
Dava, geçit hakkının kaldırılması isteğine ilişkindir. Türk Medeni Kanununun 785/1 maddesi “Lehine irtifak kurulan taşınmaz için bu hakkın sağladığı hiç bir yarar kalmamışsa, yüklü taşınmazın maliki bu hakkın terkinini isteyebilir” hükmünü içermektedir. Genel yola bağlantısı bulunmayan taşınmazlar için, yol ihtiyacını karşılamak amacıyla kurulan geçit hakları, bu ihtiyacın sona ermesi ile birlikte hukuksal temelini de kaybeder. Yükümlü
taşınmaz maliki de taşınmazı üzerinde kurulan geçit hakkının kaldırılmasını isteyebilir. Bu tür davalarda, mahkemece geçit ihtiyacının sona erdiğinin saptanması gerekir. Bu saptama sırasında da yine taraf yararları gözetilerek, var olduğu ileri sürülen yolun niteliği ve davalının buradan yararlanma koşulları araştırılarak sonuca gidilmelidir.
Somut olaya gelince; mahkemece yapılan keşif sonucu düzenlenen 25.03.2008 tarihli bilirkişi raporunda 618 parselin kuzey doğu sınırında kadastro yolu ile bu parsel arasındaki su arkı üzerine köprü yapılmak suretiyle 618 parselin genel yol ile bağlantısının sağlanabileceği belirtilmiştir. Görülüyor ki; davalılara ait 618 parselin, tesis edilen geçit dışında genel yol ile bağlantısı bulunmayıp, yol ihtiyacı da sona ermediğinden geçit hakkının terkini yanlıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davanın reddi yerine istemin hüküm altına alınması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 02.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.