Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/6160 E. 2006/9724 K. 15.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6160
KARAR NO : 2006/9724
KARAR TARİHİ : 15.06.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, düzenlenen teftiş raporu gereğince davalı ile düzenlenen ilaç temin sözleşmesinin askıya alındığını, davalının fatura ettiği 7.345.277.796 TL’nin ise usulsüz reçete bedeli olması nedeniyle ödenmediğini, davalının başlattığı icra takibine vaki itirazlarının reddedildiğini, oysa takibin dayanağı olan fuara alacağının sabit olup olmadığının yargılama sonucu belli olacağını ileri sürerek asıl alacak ve işlemiş faiz olarak 20.142.384.000 TL ‘den borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile düzenlenen protokol gereğince temin ettiği ilaçların raporlu ithal ilaç olduğunu, sözleşme gereğince 30 … içinde ödenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davacının 660.16 YTL borçlu olmadığının tespitine, 19.482.23 YTL üzerinden icra takip tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, tedbirin kaldırılmasına, itiraz kötü niyetli olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Davalı başlattığı icra takibinde 7.345.277.796 TL asıl alacak ile 12.797.384.000 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 20.142.384.000 TL üzerinden ve takip tarihinden itibaren ana paraya en yüksek banka reeskont faiziyle alacağının ödenmesini istemiş, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu belirlenen 7.345.277.796 TL asıl alacak ile 12.797.384.000 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 19.482.23 YTL borçlu bulunduğuna karar verilmekle birlikte bu miktar üzerinden takip tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmiş olup böylece davalının icra takip talepnamesindeki talebi aşılmakla beraber BK’nun 104 maddesine aykırı şekilde işlemiş faize faiz işletilmesine karar verilmiştir. Mahkemece davacının borçlu bulunduğu asıl alacak ve işlemiş faiz miktarının tespiti ile yetinilmesi gerektiği halde talep dışına çıkılarak faize faiz işletecek şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Davalının temyiz itirazlarının incelenmesinde; İcra İflas Kanunu’nun 72/4 maddesi uyarınca, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında, dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısı ile alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde %40’dan aşağı tayin edilemez. Bu durumda kötü niyet şartı aranmaz. Somut olayda davalının yaptığı icra takibinin durdurulmasına, davacının aldığı ihtiyati tedbir kararı ile karar verilip, tedbir kararının da icra edildiği anlaşıldığından davalı yararına tazminata hükmedilmesi gerekir. Mahkemece bu hususun göz ardı edilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına, 3.bentte açıklanan nedenlerle, temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, 15.6.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.