Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2009/836 E. 2009/1780 K. 13.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/836
KARAR NO : 2009/1780
KARAR TARİHİ : 13.02.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı temsilcisi tarafından, davalı aleyhine 18.01.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.05.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Dava, Hazine tarafından çekişmeli taşınmazın yayla yeri olduğu iddiasıyla açılmış mahkemece istek kabul edilerek dava konusu taşınmaza ait tapu kaydının iptaline yayla niteliği ile özel siciline kaydedilmesine karar verilmiş, hükmü davalı dava konusu taşınmazın Hazinenin kadastro tespitine itiraz etmesi üzerine Kadastro Mahkemesinin kararı ile adına hükmen tescil edildiğini belirterek, kesin hüküm nedeniyle temyiz etmiştir.
Hukuk düzeninde istikrar sağlama amacı taşıyan kesin hüküm, hükme karşı yasa yollarının tükenmesi (şekli anlamda kesin hüküm) ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin bir daha dava konusu yapılmaması (maddi anlamda kesin hüküm) şeklinde hukuk yargılaması sistemimizde yer almaktadır.
Şekli anlamda kesinleşmeyi zorunlu kılan, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin yeniden dava konusu yapılmaması amacı güden maddi anlamda kesin hüküm HUMK.nun 237. maddesinde düzenlenmiştir.
Anılan maddeye göre kesin hükmün oluşabilmesi için;
1-Dava konusunun, diğer bir anlatımla dava ile elde edilmek istenen sonucun aynı olması,
2-Dava sebebinin, yani davanın dayanağı vakıaların aynı olması,
3-Ve davanın taraflarının aynı olması gerekir. (kesin hüküm külli halefler ile cüz’i halefleri de bağlar.)

Somut Olayda; taraflar arasında aynı konuda Pozantı Kadastro Mahkemesinin 1997/737 Esas, 1999/1040 Karar sayılı dava görülmüştür. O davada eldeki davanın davalısı … yok ise de, uyuşmazlık konusu parseli satın aldığı … Kurak Kadastro Mahkemesinde davalı safında yer almakta olup …’un bu kişiye akti halef olduğu açıktır. Kadastro Mahkemesinde Hazine dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan özel mülkiyete konu teşkil etmeyen yayla olarak kullanılan yerlerden olduğunu ileri sürerek Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Kadastro Mahkemesince uyuşmazlık konusu taşınmazın … Kurak’ın adına tesciline karar verilmiş ve Kadastro Mahkemesinin kararı kesinleşmiştir. Görüldüğü üzere tarafları ve hukuki sebebi aynı olan her iki davada da tapu kaydının iptali istenen yer, aynı taşınmazdır. Mahkemece davanın kesin hüküm varlığı nedeniyle reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 13.02.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.