Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2009/8455 E. 2009/9540 K. 15.09.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8455
KARAR NO : 2009/9540
KARAR TARİHİ : 15.09.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30.05.2005 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukuna aykırı davranışın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 27.10.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, komşuluk hukukuna aykırı davranışın giderilmesi istemiyle açılmıştır.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
Dairemizce, yerel mahkeme kararı “…Davacı 36, davalı ise 37 parsel sayılı taşınmazların malikidir. Uyuşmazlık fen bilirkişisi tarafından çizilen krokide kırmızı ile işaretlenen duvardan kaynaklanmıştır. İnşaat mühendisi bilirkişi krokide kırmızı ile işaretlenen duvarın tuğla olan kuzey batı köşesinde ayrılma olduğunu, tehlikeye meydan vermemesi için acilen onarım gerektiğini saptamıştır. Şu hali ile mevcut duvarda onarma olmadığı takdirde zarar tehlikesi mevcuttur. Bu durumda inşaat mühendisi bilirkişiden ek rapor alınarak duvarın meydana getirdiği tehlikenin giderilme biçimi açıklattırılmalı, kurulacak hükümle davalının sorumluluğunda olan duvardaki zarar tehlikesi ortadan kaldırılmalıdır…” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulmuş ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece, “davanın kısmen kabulü ile dosya içersinde mevcut 03.04.2006 tarihli inşaat bilirkişi raporunun 3. maddesinde belirtilen duvardaki ayrılmanın davalı tarafça giderilmesine, 19.02.2008 tarihli inşaat bilirkişisi raporunda belirtildiği şekilde duvarın onarım masrafının davalıdan alınıp davacıya verilmesine…” şeklinde hüküm kurulmuştur.
Mahkemece kurulan bu hüküm taraflar arasında yeni uyuşmazlıklara yol açabilecek niteliktedir. İcra ve İflas Kanununun 30. maddesinde bir işin yapılmasına veya yapılmamasına dair ilamların İcra Müdürlüğünce nasıl infaz edileceği hükme bağlanmıştır. Anılan hükümde bir işin yapılmasına dair ilamlar sebebiyle sarf edilecek giderlerin ya icra dairesinin tayin edeceği bilirkişinin bulduğu bedelin talepte bulunan tarafından ileride borçludan tahsil olunmak üzere ödeneceği veya icra dairesinin borçlunun haczedeceği malından karşılanmak üzere ilamın infaz edileceği belirtilmiştir. Mahkemece anılan yasa hükmü gözden kaçırılarak hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de düşülen yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün HUMK.nun 438/VII maddesi gereğince düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent gereğince hüküm fıkrasının birinci paragrafında yer alan “03.04.2006 tarihli inşaat bilirkişi” sözcüklerinden sonra gelen “ raporunun 3. maddesinde belirtilen duvardaki ayrılmanın davalı tarafça giderilmesine, 19.02.2008 tarihli inşaat bilirkişisi raporunda belirtildiği şekilde duvarın onarım masrafının davalıdan alınıp davacıya verilmesine…” sözcüklerinin hükümden çıkarılarak yerine “ ek raporunda ve 19.02.2008 tarihli inşaat bilirkişisi ek raporunda belirtildiği şekilde mevcut duvarın (tuğla kısmı) kuzey batı köşesinde meydana gelen ayrılmanın tehlikeye meydan vermemesi ve yıkılmaması için bu kısmın söküldükten sonra yeniden düşey delikli tuğla ile örülüp, serpme sıva ile sıvanmasına” sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 15.09.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.