Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/1539 E. 2022/13257 K. 15.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1539
KARAR NO : 2022/13257
KARAR TARİHİ : 15.12.2022

Adalet Bakanlığı’nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkındaki Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/09/2018 tarihli ve 2017/570 esas, 2018/383 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 21/01/2022 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Şüpheli … hakkında, 01/01/2017 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 19/09/2017 tarihli ve 2017/7 soruşturma, 2017/2073 esas, 2017/1338 sayılı iddianamesi ile, Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, iddianamede; şüpheli hakkında daha önce kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, yeniden uyuşturucu kullanması nedeniyle 18/02/2015 tarihli ve 2015/506 sayılı iddianame ile kamu davası açıldığı, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği,
2- Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 20/09/2018 tarihli ve 2017/570 esas, 2018/383 sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeden kesinleştiği,
3- İncelemeye esas suçun işlenmesinden önce;
a-) Sanığın 26/04/2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 28/11/2014 tarihli ve 2014/5274 soruşturma, 2014/133 sayılı kararı ile; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına, aynı Kanun’un 191/4. maddesi gereğince erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına kesin olarak karar verildiği,
b-) Düzce Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 27/01/2015 tarihli ve 2014/1730 DS sayılı yazısı ile, usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen müdürlüğe başvurmadığının bildirilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 18/02/2015 tarihli ve 2014/1844 soruşturma, 2015/622 esas, 2015/506 sayılı iddianamesi ile, Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
Anlaşılmıştır.
B-) Kanun Yararına Bozma İstemi:
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;
“Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak ve kullanmak suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Düzce Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 28/11/2014 tarihli ve 2014/5274 soruşturma, 2014/133 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/3. maddesi uyarınca şüpheli hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, şüphelinin denetim süresi içerisinde tekrar uyuşturucu madde kullanması nedeniyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/09/2018 tarihli ve 2017/570 esas, 2018/383 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ilâmında “…Somut olayda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğ edildiği, ancak erteleme kararında ve tebliğ evrakında erteleme kararına itiraz hakkı bulunduğunun gösterilmediği,
Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce uyarılı ilk başvuru davetiyesi tebliğ edildiği ancak bu aşamada da şüpheliye erteleme kararına itiraz hakkı bulunduğunun hatırlatılmadığı ve TCK’nın 191/4. maddesi uyarınca kamu davası açılma koşulları oluştuğu gerekçesiyle dava açılarak yapılan yargılama sonucunda mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmışsa da,
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada TCK’nın 191. maddesinin 2. fıkrası uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına şüphelinin itiraz hakkının bulunduğu, bu nedenle erteleme kararında itiraz mercii ve süresiyle birlikte itiraz hakkının gösterilmesi gerektiği, somut olayda ise kararda itiraz hakkı belirtilmediği gibi ne soruşturma ve denetimli serbestlik sürecinde ne de kovuşturma sırasında hiçbir aşamada itiraz hakkı bildirilmeden yargılamanın sonuçlandırıldığı anlaşılmış olup, karar içeriğindeki yasa yolu bildirimi de usulsüz olduğundan, bu kararın şüpheli tarafından öğrenilmiş olmasına rağmen, kesinleştiğinden söz edilemez. Bu durumda usulüne uygun bir tedavi ve denetimli serbestlik infaz süreci de bulunmadığından, TCK’nın 191. maddesinin 4. fıkrası uyarınca kamu davası açılma koşulunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir.
Dolayısıyla bu usulsüzlüğü ortadan kaldırmak için, şüpheliye kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiğinden “durma” kararı verilmesi yerine, yargılamaya devam edilerek mahkûmiyet kararı verilmesi, yasaya aykırı olduğundan, kanun yararına bozma talebi yerindedir. …” şeklinde belirtildiği üzere,
Somut olayda, şüpheli hakkında verilen “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, şüpheli hakkında Düzce Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 28/11/2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar şüpheliye usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği gibi anılan kararın kesin olarak verildiği, şüpheliye anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/09/2018 tarihli ve 2017/570 esas, 2018/383 sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması istenilmiştir.
C-) Konunun Değerlendirilmesi:
Sanık … hakkında, 01/01/2017 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 19/09/2017 tarihli ve 2017/7 soruşturma, 2017/2073 esas, 2017/1338 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda açıldığı, Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/09/2018 tarihli ve 2017/570 esas, 2018/383 sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Daha önce, sanığın 26/04/2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 28/11/2014 tarihli ve 2014/5274 soruşturma, 2014/133 sayılı kararı ile; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına, aynı Kanun’un 191/4. maddesi gereğince erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına kesin olarak karar verildiği, yükümlülüklerine uygun davranmaması nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 18/02/2015 tarihli ve 2014/1844 soruşturma, 2015/622 esas, 2015/506 sayılı iddianamesi ile, Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, incelemeye esas davanın ise bu davaya dayanılarak TCK’nın 191/6. maddesi gereğince doğrudan açıldığı,
28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilebilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik TCK’nın 191/2. maddesinin 2. cümlesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır.” şeklindeki düzenleme gereği, “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı ve bu karar ile birlikte verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, şüpheli hakkında Düzce Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve tedaviye tabi tutulmasına ilişkin kararın kesin olarak verildiği, şüpheliye anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, açıklanan nedenlerle erteleme kararının kesinleşmediği,
Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 18/02/2015 tarihli ve 2014/1844 soruşturma, 2015/622 esas, 2015/506 sayılı iddianamesi ile Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesine açılan kamu davasında verilen veya verilecek olan kararın, TCK’nın 191/6. maddesi gereğince doğrudan açılan işbu davayı etkileyeceği, bu nedenle öncelikle 18/02/2015 tarihli iddianame ile Düzce 1. Asliye Ceza mahkemesine açılan kamu davasının sonucunun mahkemece araştırılması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği, buna göre; kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere “durma” kararı verilerek, kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin
kararın kesinleşmesinin beklenmesi veya yeni bir erteleme kararı verilmişse ve 01/01/2017 tarihli eylem bu erteleme karraının ihlali niteliğindeyse bu kez “düşme” kararı verilerek Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulması gerekeceği anlaşıldığından, Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 18/02/2015 tarihli ve 2014/1844 soruşturma, 2015/622 esas, 2015/506 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının sonucu araştırılmadan yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
D-) Karar:
Açıklanan nedenlerle; Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 18/02/2015 tarihli ve 2014/1844 soruşturma, 2015/622 esas, 2015/506 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının sonucu araştırılmadan sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan, Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/09/2018 tarihli ve 2017/570 esas, 2018/383 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının ( a ) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı’na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine,
15/12/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.