Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/10825 E. 2006/14827 K. 14.11.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10825
KARAR NO : 2006/14827
KARAR TARİHİ : 14.11.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR

Davacılar, davalılardan …’ın yüklenici, diğer davalının da arsa sahibi olduğunu, yükleniciden birer adet daire satın aldıklarını, arsa sahibinin muvazalı olarak yükleniciye karşı aralarındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesinin iptali davası açtığını, davayı kazandığını, yüklenicinin ortadan kaybolduğunu ileri sürerek aldıkları dairelerin adlarına tescilini istemişler; bilahare verdikleri 6.5.2002 tarihli ıslah dilekçeleriyle taleplerini bedele hasretmişlerdir.
Arsa sahibi davalı, davanın reddini dilemiş; diğer davalı savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, arsa sahibine karşı açılan davanın reddine, toplam 30.000.000.000 TL nın diğer davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı yasanın amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun, birinci maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasaların da tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3.maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan … veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan … yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Yine anılan yasanın 3/d maddesinde, “hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyet” olarak tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davalılardan yüklenici …’ın (satıcı) davacılara (alıcı) konut sattığı ve taraflarla arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık 4077 sayılı Tüketicinin korunması hakkındaki kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya tüketici mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Durum böyle olunca mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: (1) numaralı bentte gösterilen nedenle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte gösterilen nedenle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.