Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/26225 E. 2022/25454 K. 15.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/26225
KARAR NO : 2022/25454
KARAR TARİHİ : 15.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit

KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A- Hakaret suçundan kurulan hükmün temyizinde,
Hakaretin müştekinin eylemlerine tepki olarak işlendiğinin kabul edilmesi karşısında, sanık hakkında TCK’nın 129/1 ve CMK’nın 223/4. maddeleri uyarınca hüküm kurulması gerekirken, TCK’nın 129/2. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık …(…)’nun temyiz nedenleri yerinde görülmüş olmakla bu sebeple HÜKMÜN BOZULMASINA, ancak; bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Yasanın 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak, hüküm fıkrasından “TCK’nın 129/2. maddesi” ifadesinin çıkarılarak yerine “TCK’nın 129/1 ve CMK’nın 223/4. maddeleri” ibaresinin yazılması suretiyle sair yönleri usul ve Kanuna uygun olan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B- Tehdit suçundan kurulan hükmün temyizine gelince,
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçu uzlaştırma kapsamına alınmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilip, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2- Uzlaştırmanın sağlanamaması halinde;
a- Sanığın aşamalarda müştekinin kendisine hakaret ve tehditte bulunması üzerine karşılık verdiğini belirtmesi ve mahkemece hakaret eyleminin müştekinin eylemlerine tepki olarak gerçekleştirildiğinin kabul edilmesi karşısında, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespitine çalışılması; bunun mümkün olmaması halinde Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22/10/2002 tarih ve 2002/4-238 Esas – 367 sayılı Kararında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, şüpheli kalan bu halin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği hususu da dikkate alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yetersiz gerekçeyle TCK’nın 29. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b- 17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasa Mahkemesi’nin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 esas, 2021/4 sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve 5271 sayılı CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirdiğinden, sanık …(…)’nun temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayıp sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.