YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6473
KARAR NO : 2006/9727
KARAR TARİHİ : 15.06.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalının tarafı bulunduğu 5 adet dava dosyasında vekilliğini yaptığını, sözlü anlaşmaları gereğince davalı adına olan tarlalar satıldığında vekalet ücretinin ödeneceğinin kararlaştırıldığını, taşınmazın 2.100.000.000 TL’ye satıldığını, bu paradan bazı masraflar ve davalıya ödemeler yapıldıktan sonra uhdesinde 1.400.000.000 TL kaldığını, tüm dosyalar için vekalet ücretinin toplam 2.700.000.000 TL olup ayrıca haksiz azil nedeniyle almaktan mahrum kaldığı karşı tarafa yüklenecek yasal vekalet ücretlerinin de tespiti ile fazlası saklı 1.000.000.000 TL’nin tahsilini istemiş, ıslah dilekçesi ile de talebini 1.783.91 YTL’ye çıkartmıştır.
Davalı, davacıya 700.000.000 TL vekalet ücretini elden ödediklerini, davacının haklı sebeple azledildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, yaptırılan bilirkişi raporu ile belirlenen akti vekalet ücreti olan 1.930.000.000 TL’den davacı uhdesindeki paranın mahsubu ile bakiye 553.91 YTL için davanın kabulüne, yargılama gideri olan vekalet ücreti yönünden ise yargılamada verilen ücret vekile değil, müvekkile ait olacağından bahisle fazla talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, dava dilekçesinde davalının vekili olarak takip ettiği ve haksız fesih nedeniyle ücretini alamadığı dava dosyalarına ait vekalet ücretinin tahsili ile sözleşme gereği ödenecek vekalet ücretlerinin tahsilini istemiş, davalı yan sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini ispatlayamamıştır. Haksız olarak azledilen avukat, takip ettiği her dava için avukatlık ücretinin tamamına hak kazanır. (Avukatlık Kanunu 174/2 maddesi) Avukatın bu ücret alacağı kapsamında, müvekkili ile arasında yapılan ücret sözleşmesi gereğince hesaplanan vekalet ücreti ile yasanın 164/son maddesi gereğince aksine sözleşme yapılmadığı için avukata ait olacağı açıklanan ve hasma tahmil edilmesi gereken ücretin bulunduğunda da duraksama olmamalıdır. Taraflar arasında yasal vekalet ücretinin müvekkile ait olacağı hususunda bir anlaşma olmadığına göre davacı avukatın böyle bir dava açmasına engel yoktur.
Avukatlık yasasının 164/son maddesinde açıklanan ve aksine sözleşme olmadığında avukata ait olacağı kabul edilen ücret alacağı yargılama ve icra gideri niteliğinde olduğundan ancak dava ve takip sonuçlandığında miktarı belli olur ve bundan sonra müvekkil tarafından hasımdan tahsili mümkün hale gelir. Müvekkilin vekiline ödeme borcu da hasım taraftan tahsil edilmeden doğmaz. Diğer bir anlatımla hasım taraftan henüz vekalet ücreti alacağını tahsil etmemiş veya edememiş olan müvekkilden avukat bu alacağını isteyemez. Tahsil edilmiş olmasını beklemek durumundadır. Kural böyle olmakla birlikte hakim bu kurala sıkı sıkıya bağlı kalmamalı, Avukatlık Yasasının 164/son maddesine işlerlik kazandıracak şekilde her olayın özelliğine, durum ve şartlarına göre değerlendirme yapmalı, özellikle M.K.nun 2. maddesinde ifadesini bulan hakkın kötüye kullanılmasına ve dürüstlük kurallarının ihlaline izin vermemeli, gerektiğinde müvekkilin dava veya takip sonucunda belirlenen bu ücret alacağını tahsil etmiş kabul etmeli, aksi halde bu nitelikteki ücret alacağına ilişkin istemi henüz muaccel olmadığından reddetmelidir.
Somut olaya bakıldığında, davacı avukatın davalı müvekkili adına açıp takip ettiği dava dosyalarının davalının bizzat feragati ile sonuçlandığı dikkate alındığında söz konusu ücretlerin tahsil edildiğinin kabulü gerekir. O halde mahkemece bilirkişi tarafından hesaplanan yasal vekalet ücretlerinin de tahsiline karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu bu talebin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunun kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.6.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.