Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/11122 E. 2006/15290 K. 22.11.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11122
KARAR NO : 2006/15290
KARAR TARİHİ : 22.11.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, davalının vekili olarak takip ettiği işler gereği 15.820.24 borcu nedeniyle icra takibi yaptığını, davalının borcun 7.910.12 YTL’sine haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, talep edilen kadar borcu bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne 7.740.12 YTL. üzerinden itirazın iptaline, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm,taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- İcra ve İflas Kanunu’nun 67.maddesinin 2.fıkrası hükmünce,icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir.İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir.Alacağın … miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise ,alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü 2006/11122-15290
zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddedilmiş olması bozma nedenidir. Ne var ki açıklanan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın düzeltilerek onanması Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7.maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının 1.bendinde yer … “inkar tazminatı isteğinin reddine” sözlerinin hükümden tamamen çıkartılarak yerine “asıl alacak miktarının %40’ı nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine” sözlerinin yazılarak hükmün düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, 104.50 YTL peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, aşağıda dökümü yazılı 313.47 YTL kalan harcın davalı taraftan alınmasına, 22.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.