YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8582
KARAR NO : 2009/9729
KARAR TARİHİ : 17.09.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalılar aleyhine 26.03.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim düzeltme istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 21.04.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, murisine ait 198 ve 521 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarında “… kızı, ……” olarak yazılı kaydın “… kızı, …” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, dava kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Dava, tapu kaydında hatalı yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Somut olayda, kaydında düzeltme yapılması istenen 521 parsel sayılı taşınmaz, intikalen zilyet nedeni ile; 198 parsel sayılı taşınmaz da, kadastro çalışması öncesinde malik …oğlu… karısı … kızı ……’e bağışladığından kadastro nedeni ile tescil edilmiştir. Nüfus Müdürlüğünce, …oğlu…’in …veya … ile resmi evliliği bulunmadığı; ayrıca, yapılan araştırmada da … kızı …… kaydına rastlanmadığı bildirilmiştir. Keşif sırasında dinlenen köy muhtarı ve tanık, davacının annesi … ile babası…’in gayri resmi evli olduğunu; kadastro çalışmasının yapıldığı sırada aza olarak görevli duruşma tanıkları ise, davacının annesini Behice ismi ile tanıdıklarını, …… ismini duymadıklarını söylemişlerdir. Nüfus kayıtlarında tapu kayıt maliki ile aynı kimlik bilgilerini taşıyan kişi bulunmadığından ve keşif sırasında dinlenen tanıklar da davacının annesi … ile babası…’nın gayri resmi olarak evli bulunduklarını belirtiklerinden “… kızı, ……” ile “… kızı, …”nın aynı kişi olduğu kanıtlanmıştır. Bu nedenle, Mahkemece davanın kabulü yerine, reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 17.09.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.