Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/16185 E. 2008/567 K. 29.01.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/16185
KARAR NO : 2008/567
KARAR TARİHİ : 29.01.2008

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.04.2006 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 26.06.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, maliki bulunduğu 734 parselinden bir kısım yere kuzey komşusu 703 parseli kullanan davalılar tarafından elatıldığını bildirerek bu bölmeye yapılan elatmanın önlenmesi ile yine bu bölme içerisinde kendisi tarafından yetiştirilmesine rağmen ağaçların davalılara verilip götürülmesi nedeni ile bunların bedeli olarak 550 YTL’nin davalılardan tazminen tahsiline karar verilmesini istemiş, davanın devamı sırasında 703 parselin kayden maliki olan … … vefat etmiş, adı geçenin mirasçıları belirlenmesine rağmen davalı …’in varislerine husumet yöneltilmeyerek onun hakkındaki dava takip edilmemiş ve mahkemece davalı …’la hasren elatmanın önlenmesine karar verilmiştir. İş bu hükmün davalı … vekiline 16.09.2007’de tebliğ edildiği ve adı geçen vekili tarafından hükmün süresinde temyiz edildiği anlaşılmaktadır. Yerel mahkeme elatmanın önlenmesine karar verdiği 60 m2’lik taşınmaz bölümün belirlenmiş bulunan değeri (240 YTL) nazara alınarak 20.07.2007’de verdiği ek hükümle bu değerin temyiz edilebilirlik sınırı altında olduğunu vurgulanarak temyiz isteminin reddine karar vermiş, belirtilen bu son hüküm dahi davalı vekili tarafından temyiz edildi.
HMUK 427/2 maddesi gereğince miktar ve değerine bakılarak temyize tabi tutulamayacak hükümler taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin kararlara hasredilmiştir. Eldeki davada iki istemde bulunulmuş bunlardan taşınmazın aynına yapılan elatmanın önlenmesine karar verilmiştir. Taşınır bir mal yada alacak hakkında hüküm kurulmadığına göre mahkemece verilen iş bu hüküm miktarına bakılmaksızın temyize tabi nitelikteki hükümlerdendir. Davacının süresinde verdiği ilk temyiz dilekçesi üzerine yerel mahkemece herhangi bir karar verilmeden dosyanın incelenmek üzere ilgili Yargıtay Dairesine gönderilmesi gerekirken yasanın amir hükmüne aykırılık teşkil eder nitelikte verdiği ek karar yok hükmündedir. Bu nedenle ikinci kararın süresinde temyiz edilip edilmemiş olması süresinde yapılan ilk temyizi hükümden düşülmez. Açıklanan nedenlerle yerel mahkemenin 26.06.2007 tarihinde verdiği ilk hükme yönelik temyiz itirazının süresinde olduğu anlaşılmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği düşünüldü.
Dinlenen tanık anlatımlara ve teknik bilirkişice çizilen ölçekli krokiye göre davalı …’ın mülkiyeti babasına ait 703 parseli kullanır iken bu parselin güneyini teşkil eden davacıya ait 734 parselden de toplam 60 m2’lik bir bölümüne elatarak kullandığı anlaşılmaktadır. Davalı …’nin 703 parselle dava tarihi itibari ile mülkiyet ilişkisinin bulunmaması elatma davalarında önem arzetmez. Elatma davaları fiil davranışların sonlandırılması amacı ile açılan davalardandır. Fiil davranışı yapanlar arasında davalı … …’ın da yer aldığı anlaşıldığından, mahkemece verilen el çektirme kararı yerindedir. Açıklanan nedenlerle davalı vekili itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden alınmasına, 31.01.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.