Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2008/15308 E. 2009/2934 K. 10.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15308
KARAR NO : 2009/2934
KARAR TARİHİ : 10.03.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.01.2002 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali, tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 27.06.2008 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 03.03.2009 günü için yapılan tebligat üzerine gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, İcra ve İflas Kanununun 94. maddesi uyarınca verilen yetkiye dayanılarak açılmış tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı, 19.09.2005 tarihli celsesinde talebini ıslah ile alacak davasına dönüştürmüştür.
Davalı arsa sahipleri, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin feshedildiğini, açılan davanın reddini savunmuştur.
Davalı yüklenici şirket, savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Gerçekten, davalılar arasındaki 19.06.1997 tarihli arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi hükmen geriye etkili olarak feshedilmiş, hüküm Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir. Geriye etkili fesihte, ileriye etkili fesihte olduğu gibi yükleniciye işin getirildiği fiziki seviyeye uygun bağımsız bölüm tapusu verilmez. Feshin tasfiyesi arsa sahiplerinin yükleniciye yaptığı kadar iş bedelini sebepsiz zenginleşmeye dayanarak ödemesi suretiyle yapılır. Dolayısıyla, feshin tasfiye işlemleri yapılmamışsa işin yüklenicisi arsa sahiplerinden sebepsiz zenginleşmeye dayanarak alacak talebinde bulunabilir. Mahkemece, bu husus üzerinde durulmamış, feshin tasfiyesinin arsa sahiplerinin para ödemek suretiyle yapılıp yapılmadığı araştırılmamıştır. Kuşkusuz, davalılar arasındaki fesih işleminin tasfiyesi yapılmamışsa davacı aldığı yetkiye dayanarak davalılardan para alacağı isteyebilir.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş; 19.06.1997 tarihli sözleşmenin feshi sonucu arsa sahiplerinin yükleniciye yaptığı iş sebebiyle ve tasfiye amacıyla ödemede bulunup bulunmadığını saptamak, ödeme yapılmamışsa yüklenicinin 19.06.1997 tarihli sözleşme doğrultusunda yaptığı inşaatın getirilen fiziki seviyeye göre değerini saptamak ve davacının icra dosyasındaki alacak miktarı ile sınırlı olmak üzere bu alacağa hükmetmek olmalıdır.
Yapılan bu saptama ve özellikle davacının ıslah talebi bir yana bırakılarak davalı şirkette yeni bir yetkili ataması yapılmadığından 3 yıllık süre bitimine rağmen şirketteki görevi sona ermeyen … 3 yıl için seçildiğinden bu süre de davalı şirket yetkilisinin icra takibine konu alacağı borç olarak kabul ettiği 15.11.2001 tarihinden önce dolduğundan bahisle davanın eksik inceleme ve araştırmayla reddi doğru olmamıştır.
Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 10.03.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.