YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4378
KARAR NO : 2009/7165
KARAR TARİHİ : 09.06.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : … VD.Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 31.07.2006 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesinin temliki hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine usuli bozmaya uyularak yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 18.11.2008 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 09.06.2009 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı … ve vekili Av…. ile karşı taraftan davalılardan … ve vekili Av…. ve Av…. geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. … karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 26.07.2006 tarihli temlik sözleşmesi ile devralınan 27.02.2006 günlü taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalılar, 27.02.2006 günlü sözleşmenin gerçek iradelerini yansıtmadığını, bu sözleşmenin alınan borç paranın teminatı olarak düzenlendiğini, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, savunma doğrultusunda dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden davalıların 27.02.2006 günlü satış vaadi sözleşmesinin vaat borçluları olduğu, vaat alacaklısı dava dışı … ’un 26.07.2006 günlü temlik sözleşmesiyle alacaklı sıfatını davacıya temlik ettiği, eldeki davanın temlik sözleşmesine dayalı olarak açıldığı anlaşılmaktadır.
Davalıların savunması, 27.02.2006 günlü biçimine uygun düzenlenmiş satış vaadi sözleşmesine karşıdır. Burada hemen belirtilmelidir ki, HUMK.nun 295. maddesi uyarınca noterlerde düzenlenen bu tür senetler hilafı ispat oluncaya kadar kati delil teşkil eder. Yasanın 288. maddesine göre de, bir
hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi amacıyla yapılan hukuki işlemlerin aynı nitelikteki senetle ispatı gerekir. Davalılar, senede karşı yaptıkları savunmasını aynı nitelikteki senetle ispat edememiştir. Ne var ki davada, dava dışı ve 27.02.2006 günlü sözleşmenin vaat alacaklısı olan … ’un eli mahsulü olduğu iddia edilen adi yazılı, imzasız bir belgeye dayanılmış ve bu belgenin HUMK.nun 292. maddesinde düzenlemesi yapılan yazılı delil başlangıcı olduğu ileri sürülmüştür. Gerçekten, bu belgede bazı rakamlardan sonra “…babanın borcu bu kadardı. Karşılığında tarlanın satış vaadini almıştı. Paramı ödemeyince satış vaadini vermiş olduğu tarlayı sattım…. ” ibaresi yazılıdır. HUMK.nun 292. maddesi hükmü gereğince bir belgeden yazılı delil başlangıcı olarak yararlanabilmesi için üç koşulun bir arada bulunması gerekmektedir. Bunlar; yazılı bir vesikanın varlığı, bu vesikanın aleyhine ileri sürülen tarafından düzenlenmiş olması ve dayanılan belgenin iddia edilen hukuki işlemi tam olarak ispat edememekle beraber bunun vukuu bulduğuna delalet etmesidir. Eğer böyle bir yazılı delil başlangıcı bulunmakta ise hakimin dayanılması halinde senede karşı yapılan savunma konusunda tanık dinlemesi olanaklıdır.
Somut olaya gelince; mahkemenin yazılı delil başlangıcı olarak kabul ettiği ve onun elinden çıktığını benimsediği … davada taraf değildir. Bu kişinin beyanına başvurulmadan da savunmada geçen adi yazılı belgenin yazılı delil başlangıcı olarak kabulüne olanak yoktur. O yüzden öncelikle, … ’un tanık olarak dinlenmesi HUMK.nun 230. maddesi hükmü gözetilerek davada dayanılan belge hakkında isticvap olunması, anılan belgenin … ’un eli mahsulü olup olmadığının tespiti ve yazılı delil başlangıcına ilişkin diğer şartların oluşup oluşmadığı üzerinde de durulması, bütün koşullar yerinde ise ancak bu takdirde tanık dinlenmesi ve tanık sözlerinin değerlendirilerek 27.02.2006 günlü sözleşme hakkında böylelikle bir sonuca ulaşılması gerekir.
Değinilen bütün bu yönler üzerinde durulmaksızın orta yerde kuşku yaratmayacak bir yazılı delil başlangıcı varmış gibi tanık sözlerine bağlı kalınmak suretiyle davanın yazılı olduğu şekilde reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 625.00 TL. Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı …’ya verilmesine, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 09.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.