YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9199
KARAR NO : 2006/12864
KARAR TARİHİ : 02.10.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya ait parke makinasını 17.8.2004 tarihli sözleşme ile kiraladığını, ancak tam ve çalışır vaziyette teslim edildiği bildirildiği halde, makinanın ayıplı çıktığını, arızası nedeni ile hiç kullanamadığını ileri sürerek, ödediği kira bedeli 1.000 YTL.nin istirdadı ile davalı tarafından kira bedellerinin tahsili için aleyhine yapılan icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, makinanın tam ve çalışır vaziyette teslim edildiğini, kira bedellerinin de ödenmediğini savunarak, davanın reddi ile % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine ve davalı lehine % 40 tazminata karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı aleyhine davalı alacaklı tarafından 20.12.2004 tarihinde yapılan icra takibi ile, 3 aylık kira bedeli 3.000 YTL.nın talep edildiği borçlu davacının talebi üzerine 1.4.2005 tarihli ara kararı ile takibin tedbiren durdurulmasına karar verilip, icra müdürlüğünce uygulandığı , davacının eldeki dava ile yapılan bu takipten dolayı borçlu olmadığının tesbiti ile ödediği 1.000 YTL:nın istirdadını talep ettiği anlaşılmaktadır. İİK.nun 72/4 maddesi hükmüne göre; menfi tespit davasının reddine karar veren mahkeme, borçluyu, alacaklının ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmasından doğan zararı karşılığında bir tazminatı mahkum eder. Mahkemenin alacaklı lehine hükmedeceği bu tazminat alacağın yüzde kırkından az olamaz. Mahkemece anılan yasa hükmüne göre, takip tutarı asıl alacak üzerinden % 40 tazminata karar verilmesi gerekirken, dava değerinin tümü üzerinden hesap yapılıp tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: 1.bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte yazılı nedenlerle temyiz olunan kararın “hüküm” başlıklı bölümünün 4.bendindeki “ dava konusu meblağın % 40’ı olan 2.403,20 YTL. kötüniyet tazminatının “ ibarelerinin silinerek yerine “ takip konusu asıl alacak tutarı üzerinden hesaplanan % 40 tazminat tutarı 1.200 YTL.nın “ sözlerinin yazılmasına, kararın bu şekilde değiştirilerek ve düzeltilerek ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 2.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.