Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/10250 E. 2006/13519 K. 12.10.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10250
KARAR NO : 2006/13519
KARAR TARİHİ : 12.10.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki iptal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR

Davacı, dava dışı … ’ın davalı bankadan aldığı kredi kartı sözleşmesine kefil olduğunu, kefalet limitini 100.000.000 TL olarak hatırladığını, aradan çok zaman geçmesi nedeniyle bu kefaletin nereye kadar gideceğini bilemediğini, ileri sürerek kredi kartı sözleşmesine kefaletinin sona erdirilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının kefili bulunduğu kredi kartı sözleşmesinin borç ödenmediğinden bankaca 4.9.2003 tarihinde feshedildiği, davacının eldeki davayı açmada hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı yasanın amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun, birinci maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasaların da tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3.maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan … veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan … yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Somut olayda taraflar arasında 4077 sayılı yasanın 10/A maddesi kapsamında kredi sözleşmesi ilişkisi olduğu ve davalının da yasanın 3/k bendinde yer … “kredi veren” durumunda bulunduğu anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık 4077 sayılı Tüketicinin korunması hakkındaki kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya tüketici mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir ve görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece ara kararı verilerek davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Davacı tarafça temyiz olunan kararın (1) numaralı bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, (2) numaralı bentte gösterilen nedenle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 12.10.006 gününde oybirliğiyle karar verildi.