YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2713
KARAR NO : 2009/5816
KARAR TARİHİ : 08.05.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 23.05.2006 gününde verilen dilekçe ile mecra hakkının kaldırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 31.07.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, maliki bulunduğu 3512 ada 11 parsel sayılı taşınmazdan (eski 468 ada 169 parsel) davalılara ait 3512 ada 21 parsel sayılı taşınmazda (eski 468 ada 164 parsel) bulunan apartmana ait kanalizasyon borularının geçtiğini, bu nedenle arsasına inşaat yapamadığını belirterek, davalıların elatmalarının önlenmesini ve kanalizasyon borularının kalini istemiştir.
Bir kısım davalılar vekili; davacının daha önceden bu konuda irtifak hakkı tesisine rıza gösterdiğini, iyiniyetli olmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, diğer davalılar ise cevap vermemişlerdir.
Mahkemece davanın kabulüne, 30.04.2008 günlü fen bilirkişi tarafından düzenlenen krokili raporda … renkli ve “A” harfi ile işaretli 50 cm. eninde 47.95. m uzunluğundaki kanalizasyon borularının kaline karar verilmiştir.
Hükmü bir kısım davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dosyada mevcut 09.11.1978 tarih ve 9979 yevmiye numaralı resmi akit senedine göre, 468 ada 169 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde 164 parsel lehine haritasında “A” harfiyle işaretli 50 cm. genişliğinde ve 47.95 m. boyunda 169 parsel aleyhine ve 164 parsel lehine kanalizasyon yolu geçirmek suretiyle irtifak hakkı tesis edildiği, ancak bu hususun şarta bağlanarak “Belediyece kanalizasyon kodu 164 parsele bağlandığı takdirde sona ermek üzere şartıyla” irtifak hakkının kurulduğu, bu konuda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmıştır.
Somut olayda; az yukarıda açıklandığı üzere, mecra irtifak hakkı kurulmuş bulunan taşınmaza elatmanın önlenmesi ve bununla birlikte davacı taşınmazından geçirilen kanalizasyon borularının kali de istendiğine göre her iki taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Tapu kayıtlarına göre 3512 ada 11 parsel sayılı taşınmaz maliki … davayı açmış, ancak yargılama sırasında 27.10.2007 tarihinde ölmüştür. Mirasçıları olarak eşi Seda ile çocukları … ve … kalmıştır. …yalnızca kendi adına avukata vekaletname vererek davaya devam etmiştir. Çocukları … ve …’in davaya katılmadıkları anlaşılmaktadır. Oysa, …ve çocukları davacı …’in elbirliği halinde mirasçıları olup, birlikte hareket etmeleri, yani birlikte dava açmaları veya açılacak davaya olur vermeleri, bu da olmaz ise atanacak tereke temsilcisi huzuru ile davaya devam etmeleri gerekir, Bununla birlikte 3512 ada 11 parsel sayılı taşınmaz üzerinde kat irtifakı tesis edilmiş bir bina bulunup, 1 ve 2 numaralı bağımsız bölümlerde 25.07.2007 tarihi itibariyle satış suretiyle … … ve … … isimli kişilerin malik olduğu ancak adı geçenlerin de davada taraf olarak yer almadıkları görülmüştür.
Diğer yandan, elatmalarının önlenmesi istenilen davalıların malik bulunduğu 3512 ada 21 parsel sayılı taşınmaz üzerinde kat irtifakı kurulmuş bir binanın bulunduğu ve çok sayıda kat malikinin olduğu, bu maliklerden bir kısmının da davada davalı olarak yer almadığı anlaşılmıştır.
Açıklanan şu duruma göre, gerek 3512 ada 11 parsel ve gerekse 3512 ada 21 parsel sayılı taşınmazlar maliklerinni tamamı davada yer almadan ve usulünce taraf teşkili sasğlanmadan işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 08.05.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.