YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4660
KARAR NO : 2006/10775
KARAR TARİHİ : 29.06.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki borçlu olmadığının tesbiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı … ve vekili avukat … … gelmiş, davalı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı müteahhit, işlerinin kötü gittiğinden davalıya olan borcunu ödeyemediğini, aleyhine başlatılan 35.000 Dolarlık icra takibi dolayısıyla kendisine ait arsanının haczedilmesini sağladığını, borcuna mahsuben bir daireyi davalıya devrettiğini, 31.5.2004 tarihli anlaşma ile 4.000.000.000 TL ve 21.000.000.000 TL’lik iki bono verdiğini, buna rağmen davalının alacağın tamamı üzerinden takibe devam ettiğini öne sürerek, davalıya borcunun kalmadığının tesbiti ile fazla yapılan ödemelerin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, satıştan vazgeçtiğini daire bedeli olarak ödediğini para için icra takibi yaptığını, iddianın doğru olmadığını bildirerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
4822 sayılı kanun ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 1. maddesinde, bu kanunun amacının kamu yararına uygun olarak tüketicinin … ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, aydınlatıcı, eğitici, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı önlemler almak ve tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konudaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmeleri teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemek olduğu, 2. maddesinde bu kanunun 1. maddesinde belirtilen amaçla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsadığı belirtilmiş, 3. maddesinde ise alışverişe konu olan mesken amaçlı taşınmaz mallar da bu kanunun kapsamına alınmıştır. Adı geçen kanunun 23. maddesinde de bu kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı belirtilmiştir. Öyle olunca uyuşmazlık Tüketici Yasası kapsamında olup, Tüketici Mahkemesi davaya bakmakla görevlidir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın esası hakkında karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 450 YTL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 29.6.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.