YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/450
KARAR NO : 2008/1456
KARAR TARİHİ : 11.02.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.09.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında soyadı düzeltilmesi ve eklenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.11.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, davaya konu 294 ve 172 parsel sayılı taşınmazlar kaydında “… ve …” yazılı olan, 69 ve 129 parsel sayılı taşınmazlar kaydında ise hiç yazılmayan soyadının “Onbüyük” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, karar verilmiş, hükmü davalı idare vekili temyiz etmiştir.
Dava Medeni Kanunun 1027. maddesi gereğince tapuda isim düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Tapu Kayıtlarının düzgün tutulmasında kamu yararı bulunup, kamu düzenine ilişkin kayıt düzeltme davalarından mülkiyet nakline meydan vermemek için tapu maliki ile adının düzeltilmesi istenen kişinin aynı şahıs olup olmadığının saptanması gerekir.
Eldeki davada, davaya konu taşınmazların tapulama tutanakları getirtilmemiş ve nüfus müdürlüğünden araştırma yapılmamıştır. Mülkiyet nakline sebep olunmaması için mahkemece düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmeli, Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmeli, tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalı,
açıklanan bu hususlar çerçevesinde inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra neticesine göre bir karar vermek gerektiği halde mülkiyet nakli oluştuğu kuşkusu yaratacak şekilde tesis edilen hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı idare temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.