YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13019
KARAR NO : 2009/2994
KARAR TARİHİ : 11.03.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 14.02.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 06.03.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacılar, davalı belediyenin maliki olduğu 1096 ada 29 parsel sayılı taşınmazdan diğer davalılar … mirasçılarına 2981 sayılı İmar Affı Kanunu uyarınca 10.03.1985 tarihinde tahsis yapıldığını, tahsis yapılan yerin kamulaştırıldığını, bunun üzerine … ’e yine belediyenin maliki olduğu 4516 ada 23 parsel sayılı taşınmazın tahsis edildiğini, tahsisİ 08.09.1993 tarihli adi yazılı ve 16.09.1993 tarihli noterde düzenlenen sözleşmelerle temlik aldıklarını belirterek 4516 ada 23 parselin adlarına tescilini, olmadığı takdirde tazminata karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı …, davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar … mirasçıları, savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalı … vekili temyiz etmiştir.
Uygulamada kısaca, İmar Affı Kanunu olarak bilinen 2981 sayılı yasanın 1.maddesi hükmüne göre kanunun amacı; imar ve gecekondu mevzuatına aykırı olarak inşa edilmiş ve inşa halindeki bütün yapılar hakkında uygulanacak işlemleri düzenlemek ve bu işlemlere dair müracaat, tespit, değerlendirme,
uygulama ve duyuru esaslarını ve ilgili diğer hususları belirlemektir.
Görülüyor ki; kanun imar ve gecekondu mevzuatına aykırı olarak inşa edilmiş ve inşa halindeki yapı maliklerini hedeflemiştir. Başka bir anlatımla, kanunda yazılanlar dışındaki kişilerin İmar Affı Kanununa dayanarak istemde bulunma olanakları yoktur. Ne var ki, kanun kapsamında kalan kişilere yapılan tahsisin bunlar tarafından üçüncü kişilere temlikine 3290 sayılı Kanun İle Bazı Maddeleri Değiştirilen Ve Bazı Maddeler Eklenen 2981 sayılı Kanunun Uygulamasına Dair Yönetmeliğin 25.maddesi imkan sağlamıştır. Ancak bu gibi durumlarda da tahsis yapılanlardan devralan kişilerin 2981 sayılı Kanundan yararlanıp yararlanamayacağı yönünün araştırılması gerekir. Gerçekten, 2981 sayılı Kanunun 13/a hükmüne göre, arsa tahsis edilecek kimselerin kendisinin veya eşinin veya reşit olmayan çocuğunun oturduğu belediye ve mücavir alan sınırları içinde ev yapmaya müsait arsaya veya bir eve veya apartmanın bağımsız bir bölümüne veya bir bölümü işyeri olarak kullanılan bir yapıya sahip bulunmaması zorunludur.
Somut olayda; mahkemece yapılan bu saptama üzerinde durulmadan, davanın eksik inceleme ve araştırmayla hükme bağlanmış olması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de;
14.11.1991 tarihli belediye encümen kararında alacağını davacılara devreden … ‘e yapılan tahsisin 183 m2 olduğu göz ardı edilerek davacılar adına 198,98 m2 yüzölçümündeki yerin tescili doğru olmamıştır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 11.03.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.