Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2009/1857 E. 2009/2991 K. 11.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1857
KARAR NO : 2009/2991
KARAR TARİHİ : 11.03.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.12.2007 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukuna aykırılık nedeniyle elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.6.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, 2 parsel sayılı taşınmazda bulunan davalıya ait ağaçların dallarının maliki olduğu 1 parsel sayılı taşınmaza tecavüzlü olduğunu, yaprak dökmek suretiyle zarar verdiğini ve ileriki yıllarda istinat duvarına da zarar vereceğini ileri sürerek, ağaçların kesilmek suretiyle komşuluk hukukuna aykırılığın giderilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir
Dava, komşuluk hukukuna aykırı davranışın giderilmesi isteğine ilişkindir. Türk Medeni Kanununun 683. maddesi “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir” hükmü ile malikin mülkiyet hakkının yasal sınırlar içinde kullanabileceğini düzenlemiştir.
Anılan kanunun taşınmaz mülkiyet hakkının kısıtlamalarını düzenleyen “komşu hakkı” bölümünde yer alan 740. maddesi, başkasının mülküne geçip zarar veren dal ve köklerin, zarar gören mülk sahibi tarafından kesilebileceği hükmünü içermektedir. Bu madde ile de mülkiyetin aşkın kullanımına kısıtlama getirilmiştir. Mülk sahibi bu hakkını kendisi kullanabileceği gibi bu zararın mahkeme aracılığıyla da giderilmesini isteyebilir.
Burada esaslı unsur, zarar görmedir. Mahkemece, davalı taşınmazındaki bitkilerin gölge yaparak ya da köklerinin geçmesi nedeniyle, davacı taşınmazında verim kaybının olup olmadığı saptanmalıdır. Zararın varlığının saptanması halinde ise, uzman bilirkişiler aracılığı ile hangi ağaçların (bitkilerin) zarar verdiği, bunların kökünden ya da dalları kesilerek mi zararın giderileceği saptanarak, zararın giderim şekli hükümde açıkça gösterilmelidir.
Mahkemece mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesine göre, 2 parsel sayılı taşınmazın batı sınırında bulunan yedi adet çınar ağacının 7 – 8 yaşlarında olduğu, 1 parsel sayılı taşınmazın sınırında bulunan istinat duvarına 80 cm mesafeye dikildiği, dallarının ortalama 1.00 – 1.50 cm civarında tecavüzlü olduğu, başkaca bir somut zararın bulunmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere somut olayda, dava konusu ağaçların yalnızca tecavüzlü dalları kesilmek suretiyle komşuluk hukukuna aykırılığın giderilme olanağı bulunmaktadır.
Bu durumda; mahkemece dava konusu ağaçların tecavüzlü ve kesilmesi gereken dallarının belirlenmesi için teknik bilirkişiden ek rapor alınarak, yalnızca bu dalların kesilmek suretiyle komşuluk hukukuna aykırılığın giderilmesine karar vermek gerekirken, ileride meydana gelecek muhtemel zarardan söz edilerek ağaçların kökten kesilmesine karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 11.03.2009 tarihinde oy birliği ile karar verildi.