YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/15628
KARAR NO : 2008/403
KARAR TARİHİ : 25.01.2008
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.11.2004 gününde verilen dilekçe ile yaylaya elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 02.08.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, yaylaya yapı yapılarak oluşan elatmanın kal suretiyle giderilmesi istemine ilişkindir.
Davalı, yapının murisi babası tarafından yapıldığını, kendisinin el atmasının olmadığını, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı Hazine temyiz etmiştir.
Çekişmeli taşınmaz 135 ada 1 parsel sayısıyla Kaş yaylası olarak sınırlandırılmış, sınırlandırma işlemi kesinleşmiştir. Esasen, taşınmazın yer aldığı alanın Kaş yaylası olarak bilinen yer olduğu çekişmeli de değildir.
4342 Sayılı Mera Kanununda yapılan tanıma göre yayla, çiftçilerin hayvanları ile birlikte yaz mevsimini geçirmeleri, hayvanlarını otlatmaları ve otundan yararlanmaları için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yerlerdir. Özel mülkiyete geçirilemeyeceği, amacı dışında kullanılamayacağı, zamanaşımı ile kazanılamayacağı yasa kuralı gereğidir.
Somut olaya gelince; Türk Medeni Kanunun 6.maddesi hükmü uyarınca iddia eden iddiasını ispatla yükümlüdür. Kısaca, dava konusu yere davalının yapı yaparak el attığını ispat yükü davacı Hazineye düşer. Davacı bu konuda delil bildirmemiştir. Ancak, yerel bilirkişi dava konusu yapının davalının miras bırakanı … tarafından yapıldığını ifade etmiş, bu beyan davalı tarafından da kabul edilmiştir. Türk Medeni Kanununun 599.maddesi uyarınca mirasçılar mirasbırakanın ölümüyle mirası bir bütün olarak kanun gereğince kazanırlar. Kanunda öngörülen ayrık durumlar saklı kalmak üzere mirasçılar mirasbırakınının ayni haklarını, alacaklarını, diğer mal varlığı haklarını, taşınır ve taşınmazlar üzerindeki zilyetliklerini doğrudan doğruya kazanırlar ve mirasbırakanın borçlarından da kişisel olarak sorumlu olurlar. Anılan yasa hükmüne göre, davalının doğrudan yaylaya el atması olmasa dahi, miras yoluyla yaylada mirasbırakanı tarafından yapılan yapıdan davada kal istemi de bulunması sebebiyle sorumluluğu vardır. Böyle olunca, davalının mirasbırakanı … ’e ait mirasçılık belgesi veya nüfus bilgilerini içeren nüfus kayıt örneği sağlanmalı, … Özdemir’in davalı dışındaki diğer mirasçılarının da davada taraf durumunu almaları için davacıya uygun bir mehil verilmeli, yayladaki yapı sebebiyle davada “kal” istemi de olduğundan sonucuna uygun bir hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece açıklanan bu durum gözardı edilerek, davanın yazılı olduğu şekilde reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25.01.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.