Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2009/8232 E. 2009/9483 K. 14.09.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8232
KARAR NO : 2009/9483
KARAR TARİHİ : 14.09.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 31.03.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil ile şerhin kaldırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 15.04.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, davacının davalı …’den ihale ile satın aldığı 3, 4, 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazların tapularının iptali ile davacı adına cebren tesciline, ihaleden sonra taşınmazlar üzerine konulan haciz şerhlerinin kaldırılmasına karar verilmesi istemine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın haciz şerhi koyan kurumlara karşı açılması gerektiği ve ihale ile ilgili talebinin de bulunmadığı ileri sürülerek davanın husumet yokluğu sebebi ile reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dilekçesinin incelenmesinde davacının iki ayrı talebinin bulunduğu görülmektedir. Birinci talebi, dava konusu taşınmazların adına cebren tescili, ikincisi ise taşınmazlar üzerine konulan hacizlerin kaldırılmasıdır.
Dava konusu taşınmazlar tapuda belediye adına kayıtlıdır. Tapu iptali ve tescil davasında, Belediye Başkanlığı davalı gösterilerek açılan dava doğru hasıma yöneltilmiştir. Bu davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi doğru olmamıştır.
Haciz şerhlerinin kaldırılması istemine gelince, bu nitelikteki davaların tapu kütüğünde yararına haciz şerhi konulan kişi veya kişilere yöneltilmesi gerekir. Zira, verilen şerhler onların yararınadır. Hükümle yaratılacak durumda yine onların hukukunu etkileyecektir. Dava konusu taşınmazlar üzerinde icra müdürlüğü, vergi dairesi ve sigorta il müdürlüğü lehine konulmuş haciz şerhleri bulunmaktadır. Dava sözü edilen kurumlara yöneltilmediğinden usul ekonomisi de dikkate alınarak davacıya lehine haciz şerhi konulan kurumlar hakkında dava açmak üzere uygun bir süre verilmeli, açılacak dava eldeki dava ile birleştirilmeli, yargılama sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Dava açılmadığı takdirde, tapu iptali ve tescil istemi şerhle yükümlü olarak sonuca bağlanmalı şerhlerin terkini istemi ile ilgili olarak da şimdiki gibi hüküm kurulmalıdır.
Yukarıda değinilen yönler bir yana bırakılarak sadece şerhlerin terkini istemi varmış gibi hüküm kurulması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 14.09.2009 tarihinde oybirliği ile karar veriLdi.