YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4771
KARAR NO : 2009/6300
KARAR TARİHİ : 25.05.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalılar aleyhine 16.05.2006 gününde verilen dilekçe ile yola müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davalıların müdahalesinin men’ine dair verilen 04.12.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalılar vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, kadastro paftasında yol olarak bırakılan taşınmaz bölümüne elatmanın önlenmesi istemiyle açılmıştır.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiş, “…’ın 1243 nolu parselinden davacı …’ın 1252 parseline yapılan 342 m2’lik ve yine diğer davalı … …’in 1245 nolu parselinden davacı …’ın 1252 parseline yapılan 258 m2’lik müdahalenin men’ine” şeklinde hüküm kurulmuştur.
Hükmü, taraflar temyiz etmiştir.
Bir işin yapılmasına veya yapılmamasına dair olan ilamlarla ilgili infaz işlemi icra dairesince yerine getirilirken masraflar da İcra İflas Kanununun 30. maddesi gereğince icra dairesince gözetileceğinden davacının eski hale getirme masraflarına ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
Yukarıda vurgulandığı üzere dava, kadastro paftasında yol olarak işaretlenen taşınmaz bölümüne davalıların elatmalarının önlenmesi istemiyle açılmıştır. Bilirkişi 21.04.2008 tarihli rapor eki krokisinde; paftada yol olarak gösterilen dava konusu yeri kırmızı renkle göstermiştir. Taraflar arasındaki çekişmenin bu krokiye göre giderilmesi gerekir.
Türk Medeni Kanununun 6. maddesi hükmünce yola davalıların elattıkları iddiasını davacı kanıtlamalıdır. Bu amaçla keşif yapılmış, yerel bilirkişi ve tanıklar 1243 sayılı parsel maliklerinden davalı … önceleri de mirasbırakanının paftasında yol olarak gösterilen taşınmaz bölümünü 1243 sayılı parsele kattıklarını, daha güneydeki bir yerin yol olarak kullanılmaya başlandığını ifade etmiştir. Şu halde, davalı … hakkındaki dava kanıtlanmıştır. Mahkemece, davalı …’ın 1243 sayılı parsele kattığı yol bölümü yeniden keşif yapılarak bilirkişiye krokide işaretlettirilmeli, bu bölümle ilgili dava kabul edilmelidir. Davalı …’ın açıklanan bu nedenle temyiz itirazları yerinde değildir.
Az yukarıda söylendiği üzere davalı … …’in paftasında yol olarak bırakılan taşınmaz bölümüne vaki elatma da davacı tarafından kanıtlanmalıdır. Keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklar bu davalının yola elattığına dair beyanda bulunmadıklarından, başka bir ifadeyle davalı … … hakkındaki iddia kanıtlanmadığından hakkında açılan davanın reddi gerekirken istek kanıtlanmış gibi aleyhine hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; dava bilirkişinin krokisinde kırmızı renkle gösterdiği yol bölümüne ilişkin olduğu halde taşınmazlar arasında bir elatmanın önlenmesi davası varmış gibi yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması ve hükmün HUMK.nun 388 ve 389. maddelerine uygun olarak infaza olanak sağlamayacak biçimde yazılması doğru değildir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıran taraflara iadesine, 25.05.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.