Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/5175 E. 2007/6703 K. 05.06.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5175
KARAR NO : 2007/6703
KARAR TARİHİ : 05.06.2007

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalı aleyhine 04.10.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydındaki hatalı yazımın düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın yargı yolu yönünden reddine dair verilen 15.11.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra eksiğe gönderilen dosya yeniden gelmekle dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava Türk medeni Kanununun 1027 ve Tapu Sicil Tüzüğünün 85.maddesi uyarınca açılana tapu kaydındaki hatalı yazımın düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Davacı, Kadastro Mahkemesinin kesinleşen ilamı ile 206 parsel sayılı taşınmazda 1500 metrekarelik kısmının tapusunun iptali ile adına tesciline karar verildiği halde ilamın infazı sırasında kesinleşen hükmün nazara alınmadığını ileri sürerek hatalı yazımın düzeltilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı idare, ilgililerin başvurusu halinde yanlışlığın düzeltilebileceğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece kesinleşen ilamın infazının Tapu Sicil Müdürlüğünce yerine getirilmediği iddiasının adli yargıda incelenemeyeceği, ilamın infazı hususunun idari bir işlem olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
Gerçekten, taşınmazların geometrik durumlarını ve hak sahiplerinin belirlenmesi için yapılan kadastro çalışmaları, bu çalışmalara göre sicillerin oluşturulması, sicildeki değişiklerin kayda işlenmesi idarenin görevleri arasındadır. Ancak, idarenin bu görevlerini yerine getirirken taşınmazların geometrik durumlarının hatalı tespiti veya hak sahiplerinin hatalı belirlendiği iddiasının bulunması halinde gerçek durumun tespitine ilişkin davalar adli yargıda görülerek çözümlenmektedir. Mahkemenin kabul ettiği gibi sicilde değişiklik yaratan ilamın infazı sicilin oluşmasındaki işlemler gibi idarenin görevi dahilinde olan iş ve işlemlerdir.
Diğer yandan, 2577 sayılı İdare Yargılama Usulü Kanununun “idari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı” başlıklı 2.maddesinde idari dava türleri ve idari yargı yetkisi açıkça düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için açılan iptal davaları, tam yargı davaları ve idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan anlaşmazlıklara ilişkin davalar idari dava türleri olarak gösterilmiş, yargı yetkisinin sınırı ise idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu belirtilmiştir.
Görülüyor ki, idari davaların türleri ve yargı yetkisinin sınırları belirtilirken idare mahkemelerin yerindelik denetimi yapacağı, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayarak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde karar vereceğine ilişkin bir düzenleme getirilmemiştir.
Yukarıdan beri açıklanan tüm bu olğular gözetildiğinde, idarenin tapu sicillerinin oluşmasına ilişkin işlemlerinin yerindelik denetiminin idare mahkemesince yapılarak idarenin bu konudaki takdir yetkisini kaldıracak şekilde karar verme ve mevzuata uygun işlem yapmasını sağlayacak şekilde idari yargıda dava açılması olanağı yoktur. Davacının iddia ettiği gibi kesinleşen hükmün hatalı infazı tapu sicilinin dayanak belgelere aykırı oluşması halinde bu yanlışlığın giderilmesi için açılacak davanın Türk Medeni Kanunun 1027 ve Tapu Sicil Tüzüğünün 85.maddesinde de açıkça düzenlendiği gibi görülme yeri Adli Yargıdır. Mahkemece işin esasına girilerek, halen tapuda hak sahibi olan kişilerin de usulünce davada yer almaları sağlandıktan sonra araştırma ve inceleme yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddi doğru olmamıştır. Karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 5.6.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.