YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/789
KARAR NO : 2009/4054
KARAR TARİHİ : 31.03.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 06.08.2002 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil, olmadığı takdirde tazminat istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan muhakeme sonunda; tapu iptali ve tescil talebi ile davalı Hazine hakkındaki davanın reddine, davalı … bakımından tazminat talebinin kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen 06.09.2006 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili, duruşmasız temyizi davalı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 31.03.2009 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı … vekili Av…. ile karşı taraftan davalı … vekili Av…. ve Hazine vekili … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. DUruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayalı temliken tescil, ikinci kademedeki istek tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava reddedilmiş, hükmü gerçek kişi taraflar temyiz etmiş, Dairemizce yapılan incelemede davalının temyiz istemi süre yönünden reddedilmiş, hüküm davacının temyizi yönünden tazminat istemi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerektiğinden söz edilerek bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulmuş, davacının temliken tescil talebi reddedilmiş, ikinci kademedeki istek olan tazminat talebi kısmen kabul edilerek 42.440.00 YTL.nin davalı …’dan tahsiline, Hazine hakkındaki davanın husumet noktasından reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı ve davalı temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden davalının maliki olduğu 391 ada 1 parsel sayılı 27832 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 3083 sayılı Yasa hükümleri uyarınca 14.05.2002 tarihinde davalı …’a tahsis edildiği, aynı tarihte tapuda tescil işleminin yapıldığı, taşınmazın bu tarihten önce de Hazine adına tapuda kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Kısaca davalı …, 391 ada 1 parsele 14.05.2002 tarihinde malik olmuştur. Gerçekten, 3083 sayılı Yasanın 9. maddesine göre anılan kanun kapsamında kalan kişilere Hazineye ait bu gibi yerlerin üzerindekiler ile birlikte rayiç değerleri dikkate alınarak borçlandırılmak suretiyle tahsisine olanak bulunmaktadır. Davacı, 391 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapıyı ve ağaçları 1978 yılından başlayarak yaptığını ileri sürdüğünden malzeme sahibine Türk Medeni Kanununun 724. maddesinde tanınan hak, kişisel hak niteliğinde olduğundan, bu hak binanın yapıldığı ve ağaçların dikildiği tarihte malik kimse ona ya da onun külli haleflerine karşı ileri sürülebilir. Dolayısıyla, sonradan malik olan davalı … esasen taşınmazın üzerindeki yapı ve ağaçlar bedelini de Hazineye ödemiş olduğundan davacının tazminat isteminin muhatabı olamaz. Tazminat isteminin muhatabı taşınmazı üzerindeki yapı ve ağaçların değeri ile birlikte davalı …’a tahsis ve tescil eden Hazine olup, davanın bu nedenle Hazineye yöneltilmesi doğrudur.
Binanın yapıldığı, ağaçların dikildiği tarihteki taşınmaz maliki Hazinenin ödemesi gerekeceği tazminat miktarının ne olacağı sorununa gelince;
Arazi sahibinin yapılan inşaatın kaldırılmasını istememesi veya talep etmesine rağmen somut olayda olduğu gibi aşırı bir zararın doğması sebebiyle yapı yıkılamadığı takdirde arazi malikinin malvarlığında sebepsiz bir zenginleşme meydana geleceğinden bu zenginleşmeye karşılık taşınmaz malikinin malzeme malikine muhik bir tazminat ödemesi gerekir.
Türk Medeni Kanununun 723. maddesi uyarınca ödenecek olan tazminatın tutarı malzeme sahibinin iyiniyetli olup olmamasına göre değişir. Eldeki davada, davacının iyiniyetli olmadığı Dairemizin bozma kararı ile sabittir. Her ne kadar mahkemece hüküm altına alınan tazminat miktarı için bilirkişinin 22.11.2004 ve 23.12.2004 havale tarihli raporları esas alınmışsa da her iki rapor da rayiç değer esasına göre düzenlendiğinden hükme dayanak yapılamaz. Esasen, tazminat miktarının takdiri olayın özelliğine ve malzemenin dava tarihindeki değerine ayrıca malzeme sahibi kötüniyetli ise arsa sahibi malzemenin kendisi yönünden taşıdığı en az değeri ödeyeceğinden Türk Medeni Kanununun 4. maddesi gereğince hakimin takdirinde olan bir husustur. Yasa koyucu bu konuda hakime geniş bir takdir yetkisi tanımıştır.
O halde mahkemece, bilirkişi raporları ile bağlı kalınmayarak tazminat miktarı yukarıda öngörülen kriterler doğrultusunda takdir edilmek ve belirlenecek tazminattan Hazineyi sorumlu tutarak bir karar verilmek üzere hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 625.00 TL. Yargıtay duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 625.00 TL. Yargıtay duruşma vekillik ücretinin de davacı ile davalı Hazineden alınarak davalı …’a verilmesine, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 31.03.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.