YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7385
KARAR NO : 2008/8550
KARAR TARİHİ : 27.06.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 08.12.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25.02.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalı Hazine temyiz etmiştir.
Tahsis kapsamındaki bir yerin hak sahibi adına tescil edilebilmesi için diğer koşulların yanında tahsise konu taşınmazın kamu hizmetine ayrılmamış ve imar planına göre konut alanında kalan bir yerde bulunması gerekir. Somut olayda ise; taşınmazın bulunduğu yer Belediye Başkanlığı 14.11.2007 günlü yanıtında çekişme konusu 3279 ada 5 parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli 06.07.2007 tasdik tarihli ve 2007/88 sayılı İmar Uygulama Planında … alanında kaldığını bildirmiştir. Görülüyor ki; kamu alanına terkedilmiş bir yerin özel mülk imiş gibi kişi adına tescili olanaklı değildir.
Mahkemece, bu saptama gözetilerek davanın reddi yerine istem hüküm altına alındığından karar bozulmalıdır.
Kabule göre de; tahsise konu arsa bedelinin tahsis sahibi tarafından ödenmiş olması gerekir. Davacı arsa bedelini ödediğini kanıtlayamamıştır.
Mahkemece, arsa bedeli ödenmediğinden taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin uzman bilirkişiler aracılığıyla belirlenerek depo ettirilmeksizin tescil hükmü kurulması da yanlıştır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz oluna hükmün BOZULMASINA, 27.06.2008 gününde oybirliği ile karar verdi.