Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2009/12878 E. 2009/13360 K. 23.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12878
KARAR NO : 2009/13360
KARAR TARİHİ : 23.11.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 05.06.2009 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 23.07.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, tapu kaydında yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra davacının kısmi feragati nedeniyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen bozma gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Somut olayda davacı, dava konusu taşınmazda malik murisi … kızı …’un tapu kaydında mevcut olmayan soyadı ve baba adının yazılmasını istemiştir.
Dava konusu taşınmazın kadastro beyannamesi incelendiğinde; adına tespit yapılan bir adet “…” bulunduğu ve bu kişinin … … ve … kızı olduğu anlaşılmaktadır. Ancak tapu kaydında “… kızı …”, “…” ve “…” olmak üzere üç adet … isimli kişinin malik olduğu görülmekte olup, bunlardan davacı murisine ait olduğu anlaşılan ve dava konusu olmayan hisse “… kızı …” adına 1969 yılında
./..
2009/12878-13360 -2-

intikalen tescil edilmiştir. Bu hissenin kadastro beyannamesine göre maliklerden “…”nın mirasçısı olarak mı tescil edildiği de dosyadaki evraklardan anlaşılamamaktadır. Davacının, tapu kaydında yer alan dava konusu diğer iki … isimli malikle murisi arasındaki bağlantıyı açıklaması ve mahkemece de mülkiyet nakline sebep olmamak bakımından açıklanan hususların araştırılarak ve tarafların bu konuda gösterecekleri deliller toplanarak hepsinin birlikte değerlendirilmesi sonucu bir karar vermek gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Kabule göre de; mahkemece verilen ilk karar bozulmakla bütün sonuçları ile ortadan kalkmış olup, yeniden infaza elverişli bir hüküm oluşturulması gerekirken, davacının bir kısım talebi için karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulması da doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, 23.11.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.