Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2009/660 E. 2009/5101 K. 17.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/660
KARAR NO : 2009/5101
KARAR TARİHİ : 17.04.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 08.11.1990 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, 24.07.1996 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesinin iptali, 03.04.1997 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; asıl dava ve karşı davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın kabulüne dair verilen 04.04.2008 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı/davacı … …, … …, … … vd. tarafından istenilmekle, tayin olunan 17.03.2009 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı/davacı … …, … …, … … ile karşı taraftan davacı/müdahil şirket temsilcisi … … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemenin 1996/504 Esasında kayıtlı davada; … … …’nun diğer mirasçıları, ortak mirasbırakanları … … …’nun 10.11.1976 tarih 40 sırada tapuya kayıtlı taşınmazdaki 5.653.287.50/11.306.575 paydan davalı …’ye 1.884.429/5.653.287,50 pay satışının gerçekte bağışlama amacıyla yapıldığını, davalı …’nin miraspayı olan 706.661/5.653.287 payı hariç olmak üzere satış vaadi sözleşmesinin gerçeği yansıtmaması nedeniyle iptalini dava etmiştir.
Davalı …, mirasbırakanı … … …’nun yaptığı 24.06.1982 tarihli sözleşmenin … satışa ilişkin olduğunu, açılan davanın reddini savunmuştur.
Bu dava dosyası ile birleştirilen mahkemenin 1994/146 Esasında kayıtlı davada; … … … mirasçılarından … …, diğer mirasçıları hasım göstererek, muris … … …’nun 10.11.1976 tarih ve 40 sıra numaralı tapu kaydındaki payının 1/2’sinden 1.884.429/5.653.287,50 payı 24.06.1982 tarihli satış vaadi sözleşmesiyle satmayı vaat ettiğini, satışı vaat edilen payın adına tescilini talep etmiştir.
Davacı dışındaki … … … mirasçısı davalılar, mirasbırakanın tapuda yaptığı satışlar dışında kalan ve davacı …’a ait miraspayının 706 dönümlük yer karşılığı olduğunu, bunun dışında kalan paya ilişkin satış vaadi sözleşmesinin kısmen iptal edilmesi gerektiğini, bu konuda dava açtıklarını savunmuştur.
Yine bu dava dosyası ile birleştirilen mahkemenin 1997/187 Esasında kayıtlı davada; davacı … Gayrimenkul Ticaret ve İnş. Ltd. Şti., … … … mirasçılarını davalı göstererek, davalılar mirasbırakanı … … …’nun maliki olduğu 10.11.1976 tarih ve 40 sırada tapudan mirasçılarından … … ve … … …’nun miras paylarının %40’ını 14.05.1992 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile aldıklarını, ayrıca davalı … …’nun da 23.09.1992 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesiyle sahip olacağı hak ve hissesinin %60’nı satmayı vaat ettiğini, ancak muris … … …’nun davalılardan … …’ye 24.06.1982 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile tapu kaydındaki 1/2 payından 1.884.429/5.653.287,50 payı muvazaalı olarak satış vaadinde bulunduğunu, bu nedenle kendilerine satış vaadinde bulunan davalılardan …, … ve … …’nın miraspaylarına miktar olarak … anlamda hak kazanamadıklarını, davalılar murisinin muvazaalı olarak satış vaadinde bulunduğu 1884 dönümlük yerden 1178 dönümlük yerin davalı …’ye ait olması gerekeceğinden, davalı …’a yapılan satış vaadi sözleşmesinin kısmen iptali ile davalılara miras yolu ile intikal edecek hisse durumuna göre satış vaadi sözleşmelerindeki paylar oranında tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalı … … … mirasçılarından … …, dava konusu payın mirasbırakan tarafından 24.06.1982 tarihli sözleşmeyle kendisine satışının vaat edildiğini, diğer davalılar ise … Kadastro Mahkemesinin 1995/40 Esasında kayıtlı dava sonucu oluşturulan karara göre 1884 dönümden 706 dönümünün … …’ye ait olacağını, kalan 1178 dönümün ve buna karşılık gelecek payın ise 1/4’nün … … …’nun eşi …’ye, 3/4’nünde çocuklarına ait olduğunu, hükmün buna göre oluşturulması gerektiğini savunmuştur.
Davaya asli müdahil olarak katılan …; bir kısım davacı ve davalıların mirasbırakanı … … …’nun çekişme konusu taşınmazdaki 1.000.000/11.306.575 payının kendisine 24.06.1982 tarihli sözleşmeyle satışının vaat edildiğini ileri sürerek bu payın adına tescilini istemiştir.
Mahkemece; Dairemiz bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu;
Mahkemenin 1996/504 Esasında kayıtlı satış vaadi sözleşmesinin iptaline ilişkin dava ile 1994/146 Esasında kayıtlı birleşen satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal tescil davalarının kısmen kabulüne, müdahil … …’in davasının kesin hüküm nedeniyle reddine, … Gayrimenkul Ltd.Şti. tarafından açılan 1997/187 Esasta kayıtlı satış vaadi sözleşmesi nedeniyle tapu iptal ve tescil davasının kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ve davacı … …, davacı/davalı …, davacı/davalılar … … … ve … … ile davaya müdahil olarak katılan … temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriği ile hükmüne uyulan Dairemiz bozma kararı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılmış olmasına göre müdahil … …’in bütün, diğer temyiz edenlerin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-… kişi tarafların ortak mirasbırakanları … … …’nun davacı ve davalı …’ye 24.06.1982 tarihli sözleşmeyle satmayı vaat ettiği pay 1884 dönüme karşılık gelen 400.000/2.400.000 paydır. Ancak, … … …’nun diğer mirasçıları taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin satış amacı ile değil muvazaalı olarak yapıldığının iddia etmiş, 1996/504 sayılı birleştirilen dosyada sözleşmenin kısmen iptalini dava etmiştir. Gerçekten, sözleşmenin satış amacıyla değil mirasçıların bazılarından mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak yapıldığının savunulması her zaman olanaklıdır. Böyle bir dava varsa, mahkemenin dayanılan sözleşmedeki tarafların … ve müşterek amaçlarının Borçlar Kanununun 18. maddesi hükmünden yararlanarak açıklığa kavuşturması gerekir. Zira, bu gibi durumlarda taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin ivazlı (bedel karşılığı) yapıldığı değil, … amaçlı veya mirasçıların bazılarından mal kaçırmak amacı ile yapıldığı kabul edilir. Böyle olunca da uyuşmazlıkta 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uygulama yeri bulur. Nitekim mahkemece, 24.06.1982 tarihli sözleşmenin ivazlı değil, … amaçlı yapıldığı kabul edilmiş, tapu
kayıtlarındaki pay dağıtımı bu kabul şekline göre düzeltilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmalarına ve dosyadaki delil durumuna göre, kayıt maliki … … … mirasçıları arasında dava konusu tüm parseller yüzölçümünden 706 dönüme karşılık gelen 150.000/2.400.000 payın davacı ve davalı …’ye ait olduğu hususunda bir çekişme bulunmamaktadır. Tüm uyuşmazlık bu pay çıktıktan sonra kalan ve 1178 dönüme karşılık gelecek 250.000/2.400.000 payın diğer mirasçılar arasında nasıl dağıtılacağı, bu paydan 1997/187 Esasta kayıtlı davanın davacısı … Gayrimenkul Tic. Ve İnş. Ltd. Şti.ne sahip olduğu satış vaadi sözleşmeleri nedeniyle ne miktarının geçeceği konusundadır.
Tüm parsellerde, … … … mirasçılarından …’ye intikal edecek payın, … … … mirasçılarının … …’ye ait olması gerektiğini çekişmesiz kabul ettikleri 150.000/2.400.000 payın dışında kalan 250.000/2.400.000 payın 1/4’ü olduğu açıktır. Hesaplama sonucu … payının 62.500/2.400.000, … dışındaki … … … mirasçılarına intikali gereken her birine ait payın ise 37.500/2.400.000 olduğu görülmektedir.
Mahkemece, yapılan bu saptamaya göre, konunun hakimin genel bilgisi ile çözeceği işlerden bulunmaması nedeniyle, yeniden bilirkişi görüşüne başvurularak tüm parseller tapu kayıtlarındaki düzeltme ve yeniden hisse dağılımının dayanılan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri de dikkate alınmak suretiyle vurgulandığı biçimde yapılması gerekirken hisse dağılımında yanılgıya düşülerek davanın yazılı şekilde kabulü doğru değildir.
Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1).bentte açıklanan nedenlerle müdahil … …’in bütün, temyiz eden davacı ve davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün (2).bent uyarınca BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 17.04.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.