YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3382
KARAR NO : 2007/6634
KARAR TARİHİ : 01.06.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.3.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil veya alacak istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 4.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Dr. … Üniversitesi Yardım Vakıfı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca davalı yüklenici … İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine bırakılan bağımsız bölümlerden, bir adet daire ve bir adet işyerini 21.10.1999 tarihli biçimine uygun düzenlenen satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını ileri sürerek tapularının iptali ile adına tescilini talep etmiştir.
Mahkemece dükkan ve daireye isabet eden arsa paylarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
İddia şekline göre tescili istenen bağımsız bölümlerden biri konut diğeri işyeri niteliğindedir.
4822 Sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Yasanın tanımlar başlıklı 3.maddesinin ( e) bendinde “tüketici” bir mal veya hizmeti ticari ve mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişi, aynı maddenin (f) bendinde ise “satıcı” kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari ve mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişi olarak tarif edilmiş, anılan yasanın 23.maddesi ile ( c) bendinde sözü edilen konut amaçlı taşınmaz malların satımından kaynaklanan uyuşmazlıklar tüketici mahkemelerinin görev alınına alınmıştır.
Somut olayda tescili istenen bağımsız bölümler arasında konutun yanında işyeri niteliğinde dükkan da vardır. “İşyeri” gibi ticari nitelikli taşınmazların alım satımından kaynaklanan çekişmeler tüketici yasası kapsamında değil ise de; dava da aynı sözleşmenin aynı tarafları arasında uyuşmazlık söz konusudur. Bu nedenle talepler arasında bağlantı vardır. Davacı 21.10.1999 tarihli satış vaadi sözleşmesi dava konusu konut ve işyerini almıştır. Konut alım satımından çıkan uyuşmazlıklar az yukarıda açıklandığı gibi Tüketici yasası kapsamındadır. Tüketici Mahkemesi özel bir mahkemedir ve özel mahkemelerin görevi genel mahkemelerin görevinden önce gelir. Talepler arasında bağlantı bulunması halinde taleplerin tamamı için özel mahkeme durumdaki Tüketici Mahkemesi görevlidir. H.G.K.nun 14.12.2005 tarih 2005/13-637. 2005/731 sayılı kararı da aynı doğrultudadır.
Açıklanan bu olgu karşısında davanın Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerekirken, mahkemece kamu düzeninden olan ve resen gözetilmesi zorunlu görev hususu bir yana bırakılarak işin esası hakkında hüküm kurulması doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 1.6.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.