YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10768
KARAR NO : 2021/16323
KARAR TARİHİ : 21.12.2021
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, iş kazası sonucu maluliyete uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, davanın kısmen kabulüne akabinde ise maddi hatanın düzeltilmesine ilişkin ek karar vermiştir.
Hükmün, davalı TTK vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına göre davalı TTK vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Dava, zararlandırıcı olay sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Tefhim edilen bir kararda değişiklik yapılması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ na göre üç halde olanaklıdır.
Bu hallerden birincisi Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 304’üncü maddesinde düzenlenen “hükmün tashihi “, ikincisi Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 305’inci maddesinde düzenlenen “hükmün tavzihi”, üçüncüsü ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 305/A-1 maddesinde düzenlenen “hükmün tamamlanması”dır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 304’üncü maddesinde düzenlenen “hükmün tashihi“ yolu ile “hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar“ yine 304’üncü maddede belirtilen usul ile düzeltilebilir.
“Hükmün tavzihi“ ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 305’inci maddesindeki düzenlemeye göre hükmün açıklanması veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesidir. Tavzih usulü Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 306’ncı maddesinde düzenlenmiştir.
7251 sayılı Kanunun 27’nci maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “hükmün tamamlanması” yolu ile taraflardan her birinin, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebileceği ve bu karara karşı kanun yoluna başvurulabileceği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, Dairemizin bozma kararı sonrasında Mahkemesince asıl dava ve birleşen iki ayrı ek dava birlikte değerlendirildiğinde; davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile, 43.821,51-TL maddi tazminatın, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, takdiren 9.000,00-TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 07/06/2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği, ancak Mahkemesince, asıl dava ve ve birleşen 2019/657 esas sayılı ek dava içeriklerine göre 43.821,51- TL maddi tazminatın 1,00-TL sinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, bakiye kısmının sadece davalı … şirketinden tahsiline karar vermek gerekirken, kısa kararda maddi hata sonucu talebi de aşacak şekilde maddi tazminatın tamamının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline şeklinde yazıldığının gerekçe yazım aşamasında farkedildiğini, yapılan bu maddi hata ile ilgili olarak 11/08/2021 tarihli ek karar ile kısa kararın 1 nolu bendine “davalılardan” kelimesinden sonra gelecek şekilde ” (TTK nın sorumluluğu 1,00-TL ile sınırlı olmak üzere)” ibaresinin eklenmek suretiyle maddi hatanın düzeltilmesine karar verdiği anlaşılmakla Mahkemenin maddi hatanın düzeltilmesi başlığı altında yaptığı düzeltme yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar niteliğinde olmayıp, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 305/2. maddesinin “hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.” şeklindeki emredici düzenlemesine de açıkça aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 21/12/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.