Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/10688 E. 2013/17391 K. 13.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10688
KARAR NO : 2013/17391
KARAR TARİHİ : 13.11.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır.Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde;
Hiberbarik oksijen tedavisi faaliyeti ile iştigal eden … Sağ.Eği.Hiz.Sualtı İma.San.Tic.Ltd Şti’nin İstanbul’daki Özel … Tedavi Merkezi isimli şubesinin yaptığı tedavilere ilişkin SGK tarafından ödenen faturalarda usulsüzlük yapıldığı, bu kapsamda sigortalı hastaların tedavi gördükleri her seansta 2,5 saatlik tedavi fatura edilmesine rağmen fiilen daha az süre ile tedavi edildikleri, ölen bir hastaya ölümünden sonra da seans yapılmış gibi fatura düzenlendiği, aynı hastaya ait iki faturadaki tedavi sürelerinin aynı tarihleri kapsayabildiği, aynı hastaya ilişkin tedavi çizelgelerindeki imzaların birbirinden farklı olabildiği, … isimli tedavi merkezinde tedavi gören hastaların Özel … Tedavi Merkezinde tedavi görmüş gibi fatura düzenlendiği, böylelikle kurumun zarara uğratıldığı iddia olunan olayda, alınan bilirkişi raporunda yapılan tedavilerin sağlık kurallarına ve hiberbarik oksijen tedavisi ile ilgili mevzuata uygun olduğu, gerçekte uygulanmadığı halde uygulanmış gibi gösterilen herhangi bir tedavi yöntemi bulunmadığı kanaatinin belirtilmesi karşısında, mahkemece sanıkların mahkumiyetlerine yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatlarına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ile sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 13.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.