YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22154
KARAR NO : 2013/18128
KARAR TARİHİ : 21.11.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Tarım Kredi Kooperatifleri izmir Bölge Müdürlüğüne bağlı 74 sayılı … Tarım Kredi Kooperatifinde “müdür” sıfatıyla görev yapan sanık …’nin, kooperatifin sahibi olduğu … merkezindeki 11 no.lu dükkanın … Tekstil… Ltd. şirketine sözleşme ile kiralanması aşamasında, kira akdinin teminatı olarak kiracı şirket tarafından … alınan 36.000 TL değerindeki teminat mektubunu, ihtilaf halinde kullanılmak üzere saklaması gerekirken kiracı-şirket yetkilisi-sanık …’e sözleşmenin yürürlükte olduğu zaman dilimi içinde verip, sözleşmeden … hukuki uyuşmazlıkta, kooperatifin ileri sürülen alacağını tahsil edebilmesi imkanını ortadan kaldırması ve kooperatifin arsasına istinat duvarı yapımı işini ihale ve sonrasında taraflar arasında imzalanan sözleşme ile yüklenen …… Ltd. ticari ünvanlı şirket yetkilisi sanık …’ye, sözleşme şartlarına uyulmadığı ve hakedişleri düzenlenmediği halde zaman içerisinde avans olarak usulsüz ödemeler yaparak kooperatifi zarara uğratması eylemlerinin sanık … açısından “Görevi kötüye kullanma” diğer sanıklar açısından ise “nitelikli dolandırıcılık” suçlarını oluşturduğu iddia olunan somut olayda;
I)Sanık … hakkında değişen vasfa göre “T.C.K’nın 38. maddesi delaletiyle görevi kötüye kullanma”, sanık … hakkında ise “görevi kötüye kullanma; zincirleme görevi kötüye kullanma” suçlarından verilen “mahkûmiyet” hükümlerine yönelen sanık … müdafii, katılan vekili ve sanık …’nin temyiz itirazlarının incelemesinde:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın İmam Eren adlı sanık müdafiinin-katılan vekilinin ve sanık …’nin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
II)Sanık … hakkında değişen vasfa göre “TCK’nın 38. maddesi delaletiyle zincirleme görevi kötüye kullanma” suçundan verilen “mahkumiyet” hükmüne yönelen sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince:
Sanığın, hüküm tarihinden sonra vefat ettiğinin (UYAP üzerinden MERNİS’ten) temin edilen nüfus kaydından anlaşılması karşısında; hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.