Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/14442 E. 2012/39369 K. 18.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14442
KARAR NO : 2012/39369
KARAR TARİHİ : 18.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; müştekinin, önceden tanımadığı, sanığın evine gelip kapıyı çaldığı, yardım istemesi üzerine 1 TL verdiği, bu sırada sende çeşitli rahatsızlıklar var bunları söyleyeyim dediği, eşinin çalıştığı yeride bilip etki altına almasıyla müştekinin sanığı eve aldığı, sanığın bu defa beze sardığı bir bulgur tanesini çoğalttığını gösterip, evdeki altınlarını da getir bu şekilde çoğaltayım diye söylemesiyle müştekinin para ve altınları getirerek sanığa verdiği, sanığın beze sarıp yarına kadar açma, yarın gelip bakalım diye söylediği o arada altın ve paraları müşteki fark etmeden alarak oradan ayrıldığı iddia edilmiş, müşteki ile soruşturma ve koğuşturmada yüz yüze gelmeyip talimatla dinlenen sanığın ise aşamalarda suçlamayı kabul etmeyerek, fotoğraf teşhisinde müştekinin kendisini başkasına benzetmiş olabileceğini, yüzleşmek istediğini ifade etmiş olmakla, sanıkla müştekinin öncelikle mahkeme huzurunda yüzleştirmesinin yapılması, bunun mümkün olmaması durumunda ise, sanığın önden ve yandan çekilmiş fotoğraflarının temin edilerek müştekiye gösterilerek, atılı eylemi gerçekleştirenin sanık olup olmadığı hususu aydınlığa kavuşturulduktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve taktiri gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması.
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.