Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/14593 E. 2012/39392 K. 18.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14593
KARAR NO : 2012/39392
KARAR TARİHİ : 18.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;
Müteahhit olan sanığın yapmakta olduğu binada henüz inşaat halinde bulunan iki daireyi,katılana aralarında yaptıkları adi sözleşmeyle sattığı ve bedelin bir kısmını aldığı, daha sonra satışa konu taşınmazın başkası adına kayıtlı olması nedeniyle dairelerin devrinin katılan üzerine yapılamadığı, sanığın aldığı parayı da iade etmediği iddia olunan olayda; sanığın katılana sattığı yerlerin kendi adına olduğuna dair hileli hareketlerde bulunup bulunmadığı ve bu yerlere ilgisinin tespiti dairelerin başkasına satıldığı iddia edildiğinden, kime ne zaman satıldığının araştırılması ile, taraflar arasındaki Ümraniye 2.Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasınında getirtilip incelenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun taktir ve tayini gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasanın 326/son maddesi uyarınca cezanın miktarı itibariyle kazanılmış hakkın gözetilmesine, 18.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.