YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16686
KARAR NO : 2012/30752
KARAR TARİHİ : 06.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılığa Teşebbüs
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Gerekçeli kararın başlık bölümünde suç yeri gösterilmeyerek 5271 sayılı CMK’ nın 232/2-c maddesine aykırı davranılmış ise de, bu hususun mahallinde ilavesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık hakkında adli para cezasının belirlenmesi sırasında artırım ve indirimlerin gün üzerinden yapılması ve belirlenen sonuç gün ile sanığın bir gün karşılığı ödeyeceği miktarın belirlenip çarpılması suretiyle bulunması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında hükmedilen 5 gün karşılığı adli para cezasının günlüğü 20 YTL’ den paraya çevrilerek bunun üzerinden 35. maddeye göre 3/4 oranında indirim uygulanması suretiyle TCK’ nın 61/8 maddesine aykırı olarak fazla ceza tayini,
2- 5237 Sayılı TCK’nun 53. maddesi uygulamasında a,b,d,e bentlerinde gösterilen hakları mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, c bendinde sayılan kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı; vesayet veya kayyımlığa ait hizmette bulunma haklarını koşulu salıverme tarihine kadar kullanamayacağının hükümde gösterilmemesi,
3- Adli para cezalarının 5083 sayılı Kanun’un 1.maddesi ile 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu’nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1. maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’ nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp yerine, “53. maddenin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek ve hükümde yer alan “ 25 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin “20 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” olarak değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.