YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22717
KARAR NO : 2013/5889
KARAR TARİHİ : 01.04.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın sahte kimlik ile katılan kurumdan 4 adet telefon hattını adına tahsisini sağladığı bu olay ile ilgili olarak daha önceden 3 telefon hattının tespitinin yapılarak konuya ilişkin yargılamanın Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/442 esas sayılı dava dosyasında sonuçlandırıldığı ve sanığın atılı suçtan 5237 sayılı TCK’nun 158/1-e ve aynı suçu birden fazla işlemesi sebebiyle 5237 sayılı TCK’nun 43. maddesinin tatbiki suretiyle cezalandırılmasına karar verildiği, Yargıtay 11.Ceza Dairesinin 13/02/2013 tarihli 2011/703 esas,2013/2251 karar sayılı kararı ile bu kararın kesinleştiği anlaşıldığından mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 01/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.