Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/14737 E. 2021/16380 K. 11.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14737
KARAR NO : 2021/16380
KARAR TARİHİ : 11.10.2021

Nitelikli hırsızlık suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h.2, 143 ve 62. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair DENİZLİ 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/04/2019 tarihli ve 2019/71 esas, 2019/307 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 01/04/2021 gün ve 94660652-105-20-4410-2021-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21/04/2021 gün ve 2021/47137 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre,
1- Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 18/03/2020 tarihli ve 2020/107 esas, 2020/4361 karar sayılı ilamıyla,”…28.06.2014 tarihli 6545 sayılı Yasa ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3 ve 196/2. maddeleri uyarınca sanıklar ….’e zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanunun 188/1 ve 289/1-e maddesine aykırı davranılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması…bozulmasına…” şeklinde belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/3. maddesinde yer alan, “Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sanığa yüklenen 28/06/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/3. maddesi uyarınca, sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-UYAP’tan alınan çizelgeye göre suçun işlendiği Denizli İlinde suç tarihi olan 23/01/2019 günü ileri saat uygulaması ile birlikte güneşin saat 18.20’de battığı, 5237 sayılı Kanun’un 6/1-e maddesi uyarınca saat 19.20’den sonraki zaman diliminin gece vakti olduğu, iddianamede suç saatinin tam olarak belirlenmediği, tanık…ün beyanına göre suçun 19.30 sıralarında işlendiğinin belirtildiği, sanığın aşamalarda suç tarihinde 19.00 sıralarında olay yerine gittiğini kabul ettiği, gerekçeli kararda ise suç saatine ilişkin bir kabulün olmadığı anlaşılmakla, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gözetilerek hırsızlık suçunun gece vakti işlendiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu denetime olanak verecek şekilde tartışılmadan sanık hakkında anılan Kanun’un 143. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.11.2016 tarihli ve 2016/950 Esas – 2016/436 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h, 143. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle yargılanan sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca zorunlu müdafii atanmasına gerek olmadığından ve 15/06/1949 tarihli, 1948/4 Esas – 1949/2 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme kararında “tevhidi içtihat kararlarına dayanılarak daha önce müstekar bir surette tatbik olunan içtihatlar dairesinde muhkem kaziye teşkil etmiş olan kararlar hakkında karar tahsisi yoluna gidilemeyeceği” şeklinde yer alan hüküm uyarınca içtihat değişikliklerinin kesinleşmiş kararlarda geriye yürümeyeceği ilkesi nedeniyle sanık …’a zorunlu müdafii atanmaksızın yapılan yargılama sonucu verilen kararda bir isabetsizlik görülmemesi nedeniyle ve olayın tek görgü tanığı olan…’ün aşamalardaki beyanlarında sanığın saat 19.30 sıralarında hava kararmışken suç yerine geldiğini, komşusu olan müştekinin bahçesine sanığın giriş anını gördüğünü, ancak çıkış anını göremediğini belirttiği, sanığın ise kolluk ifadesinde atılı suçlamayı kabul etmeyip olay yerine gitmediğini savunduğu, ancak savcılık ifadesinde ve sorgusunda suç tarihinde saat 19.00 sıralarında olay yerine giderek atılı suçu işlediğini kabul ettiği, UYAP’tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre suç tarihinde güneşin saat 18.20’de battığı, böylelikle suç tarihinde gece vaktinin saat 19.20’de başladığı anlaşılmakla; aşamalarda tutarlı olduğu da gözetilerek itibar edilmesi gereken tanık beyanına göre atılı hırsızlık suçunun gece vakti işlendiğine ilişkin mahkemenin kabul ve uygulamasında da bir isabetsizlik görülmediğinden (DENİZLİ) 5. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 09.04.2019 tarihli ve 2019/71 Esas – 2019/307 Karar sayılı karara yönelik kanun yararına bozma istemlerinin REDDİNE, 11/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.