YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/35107
KARAR NO : 2021/7225
KARAR TARİHİ : 27.09.2021
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 03.05.2021 tarih ve 2021/7173 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 22.06.2021 tarih ve KYB-2021/68138 sayılı ihbarname ile;
Dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanık Mustafa Doğan’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204/1, 157/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2 yıl hapis, 1 yıl hapis ve 2.400,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.10.2011 tarihli ve 2009/951 esas, 2011/414 sayılı kararının, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 30.09.2015 tarihli ve 2013/17929 esas, 2015/28879 karar sayılı ilâmı ile onanarak kesinleşmesini müteakip infaz aşamasında, 02.12.2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle hükümlünün hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi talebinin kabulüne, dosyanın Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosuna gönderilmesi dair Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.04.2020 tarihli ve 2009/951 esas, 2011/414 sayılı ek kararı üzerine, uzlaşma sağlandığından bahisle sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesine ilişkin Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.10.2020 tarihli ve 2009/951 esas, 2011/414 sayılı ek kararının “Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 24.03.2021 tarihli ve 2017/36343 esas, 2021/3474 sayılı ilamında da belirtildiği üzere; sanığın mahkûmiyetine konu resmi belgede sahtecilik suçunun mağdurunun kamu olduğu, dolandırıcılık suçunun mağdurunun … olduğu somut olayda, sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. maddeleri gereğince yeni düzenlemeye göre uzlaştırma işlemleri sonucuna göre düşme kararı verilmesi gerekirken, her iki suçtan düşme kararı verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla,
Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli, 2013/11-397 Esas ve 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; 5237 sayılı TCK’nin “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişinin de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği, 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresi eklenmiş olup, anılan kanun maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağının da düzenlendiği değerlendirildiğinde yukarıdaki kabule göre; “mağdur” kavramı, suçun konusunun ait olduğu kişi ya da kişiler olarak “suçtan zarar görme” kavramı ise, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Dairemizin kararlarında; “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak yorumlanıp uygulandığında; sahtecilik suçuyla dolandırıcılık suçunun mağdurunun ayrıştığı, sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunun mağdurunun kamu olduğu, dolandırıcılık suçunu ise hükümlünün, müşteki …’e karşı işlediği ve …’ün bu suçun mağduru olduğu dolayısıyla hükümlüye isnat edilen resmi belgede sahtecilik suçu ile dolandırıcılık suçunun mağdurlarının farklı olduğu anlaşılmakla, sadece hükümlüye yüklenen ve 5237 sayılı TCK’nin 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, 24/10/2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince yapılan 03/07/2020 tarihli uzlaştırma raporuna göre düşme kararı verilmesi gerekirken, resmi belgede sahtecilik suçu da dahil edilerek düşme hükmü verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan kanun yararına bozma isteyen düşünce yerinde görülmekle Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.10.2020 tarihli, 2009/951 Esas ve 2011/414 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA; müteakip işlemlerin mahallinde takdir ve ifasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 27.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.