YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11992
KARAR NO : 2021/16629
KARAR TARİHİ : 12.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet, temyiz talebinin reddi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
02/08/2016 tarihli ek kararın sanığa bizzat okunup anlatılarak tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeden, 15/08/2016 tarihinde “okumak/almak” şeklinde tebliğ edildiği, tebligatın 5271 sayılı CMK’nın 35/3. maddesinde öngörülen usule uygun olmayıp geçersiz olduğu anlaşıldığından sanığın mahkemenin ek kararına yönelik 08/09/2016 tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşılmakla; 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (Bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu’nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerini tamamlanması gerekirken; sanığın yokluğunda verilen kararın aynı zamanda en son bilinen adresi olan MERNİS adresine doğrudan Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi gereğince MERNİS şerhi ile yapıldığının ve bu şekilde yapılan tebliğ işleminin geçersiz olduğunun anlaşılması ile mahkemenin 02/08/2016 tarihli temyiz isteminin reddine dair ek kararının kaldırılmasına karar verilerek ve sanığın 13/07/2015 tarihli temyiz isteminin öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Konya 4. Asliye Ceza mahkemesinin 2013/133 esas 2013/900 karar sayılı mahkumiyetine konu suçun 5237 sayılı TCK’nın 141/1 maddesinde yazılı ”hırsızlık” suçuna ait olduğu ve CMK’nın 253. maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alındığının ve sanığın başka da tekerrüre esas alınabilecek sabıkası olmadığının anlaşılması karşısında, tekerrüre esas alınan bu ilam sebebi ile uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık … hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasının ve 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının 15/04/2020 gün ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre sanığın temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, 12/10/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.