YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/19658
KARAR NO : 2021/16221
KARAR TARİHİ : 07.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk … hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından yapılan itiraz üzerine Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesince 08.02.2016 tarih ve 2016/134 Değişik İş sayılı kararı ile incelendiği, bu kararın temyiz incelemesi kapsamında olmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
I) Sanık … hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde:
Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, 5271 sayılı CMK’nın 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararın temyizi mümkün olmadığından, 5271 sayılı CMK’nın 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma, başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin talebi itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin istem gibi mahalline İADESİNE,
II) Sanıklar … ve … ile suça sürüklenen çocuk … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde:
14.04.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26.maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2.maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından sanıklar ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin CMUK’nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
III) Sanıklar … ve … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde:
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5271 sayılı CMK’nun 324. maddesinin 2. ve 3. fıkralarında yargılama giderlerinin neleri kapsayacağının, kimin tarafından belirleneceğinin, kime ve nasıl yükletileceğinin düzenlendiği, buna göre iştirak halinde her bir sanığın sebebiyet verdiği yargılama giderlerinin ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden ise paylarına düşen oranın belirlenerek karar verilmesi gerekirken yargılama giderlerinin eşit oranda alınmasına hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2 maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak; hüküm fıkrasından yargılama giderlerine ilişkin “eşit şekilde alınarak” cümlesinin çıkarılarak yerine, ”sanıkların ortak giderlerden eşit şekilde, sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ise ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
IV) Sanık … hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan ve suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde:
Suça sürüklenen çocuk …’un nüfus kaydına göre 24.08.1998 doğumlu olup, 18 yaşını doldurmamış olması nedeniyle 16/12/2015 tarihli duruşmanın kapalı yerine açık yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 185. maddesine aykırı davranılması telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1) Mahkeme kabulünde katılanın evi ile aynı bahçe içerisinde olduğu belirtilen suça konu kömürlüğün bulunduğu bahçenin etrafının çevrili olup olmadığının ekli krokiden ve dosya içeriğinden anlaşılamaması karşısında bu husus katılandan sorularak, gerektiği takdirde olay mahallinde keşif yapılarak kömürlüğün ve katılanın ikametinin aynı bahçe içerisinde ve bu bahçenin etrafının çevrili olup olmadığı hususlarının tespiti ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde eksik kovuşturmayla mahkumiyet hükmü kurulması,
2) Sanık açısından, TCK’nın 53/1-b maddesinin, Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması da nazara alınarak kasten işlemiş oldukları suçlardan hapis cezası ile mahkûmiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıkların TCK’nın 53/1. maddesinin “a, c, d, e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezaların infazı tamamlanıncaya kadar, ancak “Kendi altsoyu” üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm oldukları hapis cezalarından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
3) 5271 sayılı CMK’nun 324. maddesinin 2. ve 3. fıkralarında yargılama giderlerinin neleri kapsayacağının, kimin tarafından belirleneceğinin, kime ve nasıl yükletileceğinin düzenlendiği, buna göre iştirak halinde sanığın ve suça sürüklenen çocuğun sebebiyet verdiği yargılama giderlerinin ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden ise paylarına düşen oranın belirlenerek karar verilmesi gerekirken yargılama giderlerinin eşit oranda alınmasına hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2 maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 07.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.