YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9873
KARAR NO : 2021/9033
KARAR TARİHİ : 15.09.2021
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro (Tespite İtiraza İlişkin)
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılmak suretiyle Yargıtayca incelenmesi davacı … ve müşterekleri vekili tarafından, duruşmasız olarak davalı … vekili ile müdahil Hazine vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 15.09.2021 Çarşamba günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü temyiz eden Hazine vekili Avukat … ile davacılar vekili Avukat … …’ ın katılımlarıyla duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemenin verdiği karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, uyulan bozma ilamında özetle; “çekişmeli 114 ada 15 parsel sayılı taşınmazın ortak miras bırakan … oğlu …’dan kalmadığı, üçüncü kişiden satın alındığı mahallinde yapılan keşif ve uygulama, dinlenen bilirkişi ve tanık sözleri ve tüm dosya kapsamı ile doğru olarak belirlendiğine göre , bu parsel yönünden davanın reddine karar verilmesi; çekişmeli diğer taşınmazlar yönünden ise, taşınmazların ortak kök miras bırakan … oğlu …’dan kaldığı hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı, dosyada bulunan veraset ilamlarına göre 1954 yılında ölen ortak miras bırakan …’nın mirasçıları olan … oğlu … … ile … … mirasçılarının birbirlerine karşı üçüncü kişi konumunda bulunmadıkları, bir başka deyişle birlikte mirasçı olduklarından aralarındaki pay satışlarının geçerli olduğu, ancak, … …’ın muris …’ den önce 1947 yılında öldüğü dikkate alındığında, … …’ın eşi … …’ın, …’nın mirasçısı olamayacağı, 27.09.1956 tarihli senette çocukları yanında … …’ın da imzasının bulunduğu, bu durumda, … eşi … …’ın reşit olmayan çocuklarının pay satışlarına icazet vermek anlamında satış senedini imzaladığının ve bu nedenle reşit olmayan mirasçıların pay satışlarının geçerli olduğunun kabulünün zorunlu olduğu, … … mirasçısı olan …’in ise 27.09.1956 tarihli senette … … adı karşısında parmak izi bulunduğu, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesine uygun olarak ihtiyar heyetince onaylanmadığı için, senedin … (…) yönünden hukuki geçerliliğinin bulunmadığı, bu satışa …’nin katılıp katılmadığı noktasında yapılan araştırma ve incelemenin de karar vermeye yeterli bulunmadığı açıklanarak, yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve sağ olan 27.09.1956 tarihli senet tanıklarından olaylara dayalı olarak bilgi alınması, böylelikle … … mirasçısı … (…) …’in bu satışa katılıp katılmadığı belirlendikten sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Bozma sonrası yapılan yargılama sırasında müdahil Hazine, çekişmeli 144 ada 17, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 165 ada 5,172 ada 13, 300 ada 50, 51, 52, 53, 55, 56, 57, 58, 83, 84, 85, 86, 88 ve 89 parsel sayılı taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla taşınmazların adına tescili istemiyle davaya katılmıştır. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, müdahil Hazine’nin davasının kısmen kabulüne, çekişmeli 144 ada 17, 20, 21, 22, 23, 24, 25 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile ham toprak niteliği ile Hazine adına tesciline; 300 ada 50 parsel sayılı taşınmaza yönelik davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine; 165 ada 5, 172 ada 13, 300 ada 51, 52, 53, 55, 56, 57, 58, 83, 84, 85, 86, 88 ve 89 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davasının reddine; davacılar …, … ve …’ın çekişmeli 114 ada 15 parsel sayılı taşınmaza yönelik davalarının reddine, taşınmazın tespit gibi tesciline; davacı …’in çekişmeli 138 ada 1, 141 ada 84, 85, 86, 165 ada 5, 7, 11, 168 ada 17, 18, 20, 21, 22, 23, 24, 172 ada 5, 6, 7, 8, 9, 11, 12, 13, 300 ada 51, 52, 53, 55, 56, 57, 58, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 321 ada 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18 ve 19 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davasının kabulüne, taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile davacı …’in miras payı ile tesciline, kalan payın tespit malikleri adına tesciline; davacılar … ve …’ın davasının reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili, müdahil Hazine vekili, davalı … vasisi … … ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre, hükmü temyiz eden davacılar ve davalıların tüm, müdahil Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Müdahil Hazine vekilinin çekişmeli 165 ada 5, 172 ada 13, 300 ada 51, 52, 53, 55, 56, 57, 58, 83, 84, 85, 86, 88 ve 89 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarını incelemesine gelince; Mahkemece çekişmeli taşınmazların imar ihya edildiği ve tarım arazisi haline getirildiği kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Taşınmazların niteliğinin ve zilyetlik durumunun tespiti amacıyla hava fotoğraflarından yöntemine uygun şekilde yararlanılmamış, hava fotoğraflarının jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi tarafından stereoskopik aletle incelenmesi gerektiği halde, hava fotoğrafı incelemesi, bu konuda uzman olmayan ziraat bilirkişisi tarafından yapılmış, ziraat bilirkişi raporuna ek fotoğraflara göre dava konusu hangi parsele ait olduğu anlaşılmayan, dolayısıyla denetim imkanı bulunmayan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması cihetine gidilmiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya uygun düşmemektedir.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek, taşınmazların bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğü’nden getirtilerek dosya arasına konulmalı, bundan sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile jeodezi ve fotogrametri mühendisi, 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu ve teknik bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve yapılacak bu keşifte, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın ne zaman başlayıp bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeye çalışılmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik olarak ve temin edilebilecek en eski tarihli uydu fotoğrafları üzerinde de inceleme yaptırılarak, çekişme konusu taşınmazların önceki ve şimdiki niteliği, arazinin ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığı ve kullanımın hangi tarihten itibaren olduğu, imar-ihyanın tamamlanıp tamamlanmadığı, kullanıma ara verilip verilmediği hususlarında rapor düzenlettirilmeli; ziraatçi bilirkişi kuruluna, çekişmeli taşınmazlar üzerinde ekonomik amaca uygun zilyetlik bulunup bulunmadığını, ekonomik amaca uygun zilyetlik varsa hangi tarihten beri ve hangi tasarruflar ile sürdürüldüğünü, çekişmeli taşınmazların niteliğini, kullanım durumunu ve zilyetlik süresini kesin olarak belirleyen rapor hazırlattırılmalı ve hangi taşınmaza ait olduğuna dair gerekli açıklamanın yapıldığı fotoğrafların raporlara eklenmesi istenmeli; fen bilirkişisinden, keşfi takibe imkan verir kroki ve rapor alınmalı; bu şekilde zilyetlikle kazanma şartlarının oluşup oluşmadığı kesin olarak belirlenmeli; belgesiz zilyetlik yoluyla kazanılabilecek 40/100 dönüm norm sınırına dikkat edilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar ve davalıların tüm, müdahil Hazine vekilinin 2 nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte yazılı nedenle müdahil Hazine vekilinin temyiz itirazı yerinde olduğundan kabulüyle, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 3.050,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan Hazineye verilmesine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
istek halinde peşin harcın temyiz eden davacılar ve davalılara iadesine, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına 15.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.